İçeriğe geç
AC

Zamanaşımı Def'i ve İspat: Sürenin Kesildiğini Belgeleyememe Riski

7 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 88 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Zamanaşımı tartışmasında taraflar çoğu zaman sürenin uzunluğunu konuşur; oysa dosyaların büyük kısmı sürenin ne zaman başladığı ve arada kesilip kesilmediği noktasında düğümlenir. Alacaklı için sorun, kesilmeyi sağlayan işlemi belgeyle gösterememektir; borçlu için sorun ise def'i doğru zamanda ve doğru biçimde ileri sürülmemesidir.

Def'i kendiliğinden dikkate alınmaz

Zamanaşımı bir def'idir; hâkim tarafından resen gözetilmez. Türk Borçlar Kanunu bakımından borç zamanaşımına uğradığında ortadan kalkmaz, eksik borca dönüşür. Bunun pratik sonucu şudur: def'i ileri sürülmedikçe dava kabul edilebilir ve zamanaşımına uğramış borç için yapılan ödeme geri istenemez. Hukuk Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde def'inin cevap dilekçesiyle ve süresi içinde ileri sürülmesi gerekir; sonradan ileri sürülmesi karşı tarafın açık muvafakatine ya da usul kurallarının izin verdiği istisnai hâllere bağlıdır.

Süre ne zaman işlemeye başlar

Başlangıç anı her ilişkide aynı değildir. Sözleşmeden doğan alacaklarda kural olarak muacceliyet anı esas alınırken, haksız fiilden doğan taleplerde zararın ve failin öğrenilmesi belirleyicidir. Ayıplı mal ve hizmetlerde tüketici mevzuatının kendi süre rejimi devreye girer; ayıbın gizlenmiş olması hâlinde ise farklı bir değerlendirme yapılır. Dosyada ilk yapılması gereken, hangi hukuki sebebe dayanıldığının netleştirilmesi ve başlangıç anının belgeyle sabitlenmesidir.

Kesilmeyi ispatlayan belgeler

Sürenin kesildiğini ileri süren taraf bunu ispatla yükümlüdür. Uygulamada kesilmeye dayanak gösterilen ve ispat gücü yüksek olan kayıtlar şunlardır:

  • Borcun ikrarını içeren yazışma, cari hesap mutabakatı veya taahhütname
  • Kısmi ödemeye ilişkin dekont ve muhasebe kaydı
  • Açılan davanın veya başlatılan icra takibinin tarihini gösteren belge
  • Rehin veya kefaletle güvence verilmesine ilişkin işlem
  • Karşı tarafın alacağı kabul ettiğini gösteren teklif ve uzlaşma yazıları

İhtarname ile kesilme arasındaki fark

Yaygın bir yanılgı, çekilen her ihtarnamenin zamanaşımını kestiği yönündedir. İhtarname temerrüdün kurulması ve delil oluşturulması bakımından değerlidir; ancak kesilme, kanunda sayılan işlemlere bağlıdır. Bu nedenle sürenin sonuna yaklaşıldığında yalnızca ihtar göndermekle yetinmek yerine, takip veya dava yoluyla süreci fiilen kesecek bir adım planlanmalıdır.

Kontrol adımları

  1. Talebin hukuki sebebi ve tabi olduğu süre rejimi belirlenir.
  2. Başlangıç anı, sözleşme ve yazışma tarihleriyle sabitlenir.
  3. Kesilme iddiasına dayanak her belge tarih sırasıyla listelenir.
  4. Borçlu tarafta def'i, cevap dilekçesine açıkça ve gerekçeli yazılır.
  5. Süre sonuna yaklaşan alacaklarda dava veya takip takvimi öne alınır.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sözleşmenin türü ve tarafların sıfatı süre rejimini değiştirebileceğinden, somut alacak bakımından hukuki değerlendirme alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla