Arama, el koyma, yakalama, gözaltı, tutuklama ve adli kontrol gibi koruma tedbirleri, soruşturmanın yürütülmesi için öngörülmüş geçici nitelikteki işlemlerdir. CMK ile TCK ve infaz rejimine ilişkin 5275 sayılı Kanun birlikte okunduğunda, bu tedbirlerin ortak özelliği görülür: her biri belirli bir merci tarafından, belirli bir usulle ve süreyle sınırlı olarak uygulanabilir. Bu üç unsurdan birinin eksikliği, tedbirin kendisini tartışmalı hâle getirir.
Kararı Kim Verir
Soruşturma evresinde koruma tedbirlerine kural olarak sulh ceza hâkimliği karar verir; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhuriyet savcısının, bazı durumlarda kolluk amirinin yazılı emriyle işlem yapılıp sonrasında hâkim onayına sunulması söz konusu olur. Kovuşturma evresinde ise yetki davaya bakan mahkemededir. Bu ayrımın gözden kaçırılması, itirazın yanlış mercie yöneltilmesine yol açar ve inceleme gecikir.
İtirazın Yöneltileceği Yer
Hâkimlik kararlarına karşı itiraz, kararı veren merci dışındaki bir hâkimlik tarafından incelenir; mahkeme kararlarına karşı itiraz ise kanunda gösterilen mercie yapılır. İtiraz dilekçesi kararı veren mercie de verilebilir ve oradan yetkili mercie gönderilir. Önemli olan, dilekçenin süresi içinde herhangi bir yetkili birime teslim edilmiş olduğunun belgelenmesidir; posta veya elektronik ortam kullanılmışsa kayıt çıktısı saklanmalıdır.
Usule Aykırılık Nerede Aranır
- Arama kararında aranacak yerin, kişinin veya eşyanın belirlenebilir biçimde gösterilmemesi
- El konulan dijital materyalin imaj alma usulüne uyulmadan incelenmesi ve tutanağa geçirilmemesi
- Müdafi bulundurulması zorunlu hâllerde bu güvencenin sağlanmadan işlem yapılması
- Gözaltı sürelerinin ve uzatma kararlarının tutanaklarla uyumsuz olması
Sürelerin İzlenmesi
Tutukluluk hâlinin belirli aralıklarla resen incelenmesi gerekir; ancak resen inceleme, tarafın tahliye talebinde bulunmasına engel değildir. Adli kontrol tedbirlerinin de süresiz uygulanamayacağı, koşulların değişmesi hâlinde kaldırılmasının istenebileceği unutulmamalıdır. Dosyada bir tedbir takvimi tutulması, hangi tarihte hangi talebin yenilenebileceğini görünür kılar ve fırsat kaçırılmasını önler.
Tedbirin Hukuka Aykırılığı Tespit Edilirse
Usule aykırı biçimde uygulanan bir koruma tedbiri, hem elde edilen delilin değerlendirilmesi bakımından sonuç doğurur hem de kişi hakkında koruma tedbiri nedeniyle tazminat talebinin önünü açabilir. Bu talebin kendi süre ve merci kuralları bulunduğundan, kovuşturma sonucunu beklemek her zaman doğru strateji olmayabilir; dosyanın seyrine göre ayrı bir takvim kurulmalıdır.
Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Koruma tedbirleri kişi hürriyetini doğrudan etkilediğinden, tedbir uygulanır uygulanmaz dosya içeriğinin bir hukukçu tarafından incelenmesi ve itiraz süresinin kaçırılmaması büyük önem taşır.