Kira artışı, ev sahibi ile kiracı arasındaki en sık uyuşmazlık konusudur. Sorunun temeli genellikle artışın oranından çok, zamanlaması ve usulüdür. Bu rehber, kira artışında sınırları ve itiraz imkânlarını konut kirası ekseninde ele alır.
Artışın Yasal Çerçevesi
TBK kapsamında konut kirasında yıllık artış, tarafların sözleşmede belirlediği oranla; ancak bu oran belirli bir üst sınırı aşamaz. Sözleşmede oran belirlenmemişse yasal ölçüt devreye girer. Beş yıldan uzun süren kira ilişkilerinde ise artışın belirlenmesinde farklı bir değerlendirme yöntemi uygulanır. Bu ayrım, artışın geçerliliğini doğrudan etkiler.
Artış Nasıl Talep Edilir
Ev sahibinin artışı geçerli biçimde talep edebilmesi için, kira döneminin başlangıcına ve bildirim usulüne dikkat etmesi gerekir. Sözleşmede kararlaştırılan artış kendiliğinden işlese de, uyuşmazlık hâlinde yazılı bildirim ve tarih delil değeri taşır. Süresi ve usulü hatalı bir artış talebi, kiracı açısından itiraz zemini oluşturur.
- Kira sözleşmesini ve varsa ek protokolleri saklayın.
- Ödeme dekontlarını, kira başlangıç ve dönem tarihleriyle eşleştirin.
- Artışa dair bildirimleri ve yazışmaları tarihli biçimde tutun.
Kiracının İtiraz İmkânı
Kiracı, sınırı aşan ya da usulsüz talep edilen artışa itiraz edebilir; gerektiğinde kira bedelinin tespiti davası yoluna gidilebilir. Bu davada mahkeme, taşınmazın durumunu ve emsal kira düzeyini gözeterek makul bedeli belirler. Taşınmazın niteliğine göre TMK ve kat mülkiyetine ilişkin 634 sayılı Kanun da devreye girebilir.
Ödemeyi Aksatmamak
İtiraz süreci devam ederken kirayı hiç ödememek risklidir; tartışmasız kısmın ödenmesi, tahliye riskini azaltır.
Her kira ilişkisi kendi sözleşmesiyle okunur; bu içerik genel çerçeve verir. Somut durumunuzda oran ve usulü bir hukukçuyla teyit etmeniz yerinde olur.