Taşınmaz uyuşmazlıklarının en ağır sonuç doğuranı, mülkiyetin kime ait olduğunu belirleyen davalar arasında yer alır. Tapu iptali ve tescil davası, yolsuz ya da hukuka aykırı bir tescilin düzeltilmesini amaçlar; bu süreçte çoğu zaman bir tespit davası boyutu da iç içe geçer. Bu rehber, tapu iptali sürecini pratik açıdan ele alır.
İptal Sebebini Belirlemek
Tapu iptali talebi; hile, muvazaa, ehliyetsizlik ya da yolsuz tescil gibi farklı sebeplere dayanabilir. Türk Medeni Kanunu'nun tapu siciline ilişkin hükümleri, tescilin hangi hallerde düzeltilebileceğini belirler. Sebebin doğru saptanması, ispat yükünün kimde olacağını da değiştirir.
Tespit ile İlişki
Bazı hallerde mülkiyetin ya da bir hakkın varlığının önce tespiti gerekir; bu tespit, iptal ve tescil talebinin dayanağını güçlendirir. Sınır, taşkın yapı veya paylı mülkiyet uyuşmazlıklarında tespit boyutu özellikle belirginleşir. Böylece dava, hem mevcut durumu saptar hem de düzeltmeyi ister.
Delil ve İnceleme
- Tapu kayıtları, akit ve intikal belgelerinin bütün olarak incelenmesi
- Keşif ve bilirkişi incelemesiyle taşınmazın fiili durumunun tespiti
- Kira ya da zilyetlik ilişkisi varsa Türk Borçlar Kanunu yönünden değerlendirme
- Kat mülkiyeti söz konusuysa 634 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinin gözetilmesi
Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler
Tapu iptali taleplerinde bazı sebepler süreye bağlıyken, mülkiyet hakkına dayalı istihkak nitelikli talepler farklı bir rejime tabidir. Sürenin niteliğinin doğru belirlenmesi, davanın kabulü için ön koşuldur. İyiniyetli üçüncü kişilerin durumu da ayrıca değerlendirilir.
Taşınmaz davaları, tapu geçmişi ve tarafların ilişkisine göre kendine özgü seyreder. Bu yazı genel bir çerçeve sunar; tapu kaydınıza ilişkin bir uyuşmazlıkta hangi sebebe dayanılacağı ve sürelerin durumu, belgeler incelenmeden belirlenemez, bu nedenle bir hukukçudan destek almanız isabetli olacaktır.