Ödeme emrine süresinde itiraz edilmesi dosyayı kapatmaz; yalnızca takibi durdurur. Bundan sonrası, alacaklının hangi yolu seçtiğine göre şekillenir ve borçlu tarafında ikinci bir süre takvimi başlar. İİK ve HMK ekseninde yürüyen bu aşamada en sık görülen kayıp, itirazı zamanında yapan borçlunun sonraki aşamada kendisine gönderilen davetiyeyi geç öğrenmesidir.
İtiraz Türü Sonraki Yolu Belirler
Borca itiraz, imzaya itiraz ve yetkiye itiraz farklı sonuçlar doğurur. İmzaya itiraz edildiğinde inceleme imza incelemesi üzerinden yürür; yetkiye itiraz kabul edildiğinde dosya yetkili icra dairesine gönderilir. Alacaklı elinde kanunda sayılan nitelikte belge varsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir; böyle bir belge yoksa genel mahkemede itirazın iptali davası açar. Bu iki yolun sonuçları ve tazminat rejimi aynı değildir.
İkinci Aşamada Tebligatın Kritik Rolü
İtirazın kaldırılması talebinde inceleme dar yetkilidir ve duruşma günü kısa sürede belirlenir. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği adresi güncel tutmazsa davetiye eski adrese tebliğ edilir ve duruşmaya katılamaz. Bu ihtimalde belgeye dayanan savunma hiç ileri sürülemeden karar verilebilir. Bu nedenle itiraz dilekçesine tebligata elverişli güncel adres yazılmalı, mümkünse elektronik tebligat adresi de bildirilmelidir. Adres değişikliği olduğunda dosyaya derhal bildirim yapılması, sonraki bütün aşamaları etkiler.
Savunmanın Belgeye Dayandırılması
- Ödeme yapıldıysa dekont ve makbuzlar, ödemenin hangi borca ilişkin olduğunu gösterecek biçimde düzenlenir.
- Borcun ertelendiği ya da yapılandırıldığı ileri sürülüyorsa buna dair yazılı belge aranır.
- Takas ve mahsup iddiası varsa karşı alacağın dayanağı ayrıca ortaya konur.
- Zamanaşımı savunması ileri sürülecekse hangi tarihten itibaren işlediği hesaplanarak yazılır.
Tazminat Riskinin Baştan Hesaplanması
İtirazın haksız olduğunun anlaşılması halinde borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilir; buna karşılık takibin haksız olduğu ortaya çıkarsa alacaklı yönünden benzer bir sonuç doğar. Bu nedenle itiraz kararı verilirken yalnızca takibi durdurmanın sağladığı zaman değil, sonraki aşamada ortaya çıkabilecek yük de değerlendirilmelidir.
İtiraz Süresi Kaçırılmışsa
Süre geçmiş olsa dahi iki ihtimal değerlendirilebilir: tebligatın usule aykırı yapıldığı ileri sürülerek icra mahkemesine şikayet yoluna gidilmesi ya da kusursuz bir engel nedeniyle sürenin kaçırıldığı hallerde gecikmiş itiraz yoluna başvurulması. Her iki yolda da engelin veya usulsüzlüğün belgeyle ortaya konması ve öğrenmenin ardından gecikmeksizin hareket edilmesi beklenir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; takibin dayanağı, itirazın kapsamı ve dosyadaki belgeler süreci değiştirdiğinden, adım atmadan önce dosyanın incelenmesi yerinde olur.