Banka hesabına veya kripto varlık hesabına erişimin aniden kesilmesi, çoğu zaman kişinin kendisine yöneltilmiş bir suçlamadan haberdar olmadan yaşadığı bir durumdur. 5411, 5549, SPK kripto düzenlemeleri ve TCK 282 çerçevesinde bu tablonun birden fazla sebebi olabilir ve doğru itiraz mercii tamamen bu sebebe bağlıdır. Aşağıda blokenin kaynağını ayrıştırma yöntemi ve itiraz takvimi anlatılıyor.
Önce Teşhis: Bloke Kimden Geliyor?
Uygulamada birbirine karışan dört ayrı durum vardır:
- Bankanın kendi risk politikası kapsamında uyguladığı kısıtlama
- Şüpheli işlem bildirimi sonrası işlemin geçici olarak askıya alınması
- Cumhuriyet savcılığı talebi üzerine hâkimlik kararıyla elkoyma
- Mağdur şikâyeti üzerine, dolandırıcılık iddiasına bağlı olarak konulan tedbir
İlk iki halde muhatap kurumdur; son iki halde ise itiraz adli mercie yapılır. Bankadan blokenin dayanağının yazılı olarak sorulması, teşhisin en hızlı yoludur ve alınacak cevap sonraki adımın belgesi olur.
Elkoyma Kararına İtiraz
Taşınmaz, hak ve alacaklara elkoyma kararı hâkimlik tarafından verilir ve bu karara karşı itiraz yolu açıktır. İtirazda üzerinde durulması gereken üç eksen vardır: kararın hangi somut şüpheye dayandığı, blokelenen tutar ile iddia konusu tutar arasındaki orantı ve tedbirin kişinin temel geçim kaynağını tümüyle ortadan kaldırıp kaldırmadığı. Blokenin tüm hesaplara ve tüm bakiyeye yayıldığı hallerde, ölçülülük tartışması çoğu zaman en güçlü argümandır.
Kaynak Belgelendirmesi Dosyanın Omurgasıdır
Aklama iddiasına karşı verilecek en somut cevap, paranın nereden geldiğini kesintisiz bir zincirle göstermektir. Maaş bordroları, satış sözleşmeleri, tapu devir bedelleri, kripto borsası işlem geçmişi ve cüzdan adresleri arasındaki transfer kayıtları tarih sırasıyla tek bir dosyada birleştirilmelidir. Kripto varlıklarda zincir üstü kayıtların bir raporla açıklanması, teknik bilgisi olmayan bir okuyucunun izleyebileceği biçimde yapılmalıdır.
Tebligatın Gecikmesi ve İtiraz Süresinin Kaçırılması
Bu dosyalarda kişi çoğu zaman kararı tebligatla değil, kartının çalışmamasıyla öğrenir. Buna karşılık itiraz süresi tebliğ tarihine bağlıdır. Adresin güncel olmaması, tebligatın önceki iş yerine yapılması veya evrakın başkasına bırakılması, kişi durumu fark ettiğinde sürenin dolmuş olması sonucunu doğurur. Böyle bir halde öğrenme tarihinin belgelenmesi ve gecikmenin kusura dayanmadığının ortaya konması gerekir. Ayrıca bloke devam ederken soruşturma dosyasına erişim talebinde bulunulması, hangi delile dayanıldığını görmenin tek yoludur.
Not
Yukarıdaki açıklamalar genel niteliktedir. Blokenin dayanağı ve dosyadaki gizlilik kararı yol haritasını tümüyle değiştirebileceğinden, ilk adım atılmadan önce bir hukukçuyla durum tespiti yapılması önerilir.