Konkordato süreçlerinde alacaklının en çok zorlandığı nokta, kısa sürelerle işleyen bir takvimin içinde kendi alacağını doğru tutar ve nitelikte kabul ettirmektir. Alacak listesine yazılan tutar eksikse veya alacak imtiyazlı sayılması gerekirken adi alacak olarak gösterilmişse, itiraz edilmediği takdirde sürecin geri kalanı bu yanlış tablo üzerinden ilerler.
Kısa Sürelerin Takvime Bağlanması
İcra ve İflas Kanunu uygulamasında konkordato süreci, birbirini izleyen ve çoğu gün hesabıyla işleyen aşamalardan oluşur. Ödeme emrine itiraz gibi yedi günlük süreler ile konkordato içindeki bildirim ve itiraz aşamaları birbirine karıştığında hak kaybı doğar. Bu nedenle dosya açılır açılmaz şu tarihler tek bir tabloya yazılmalıdır: geçici mühlet kararının ilanı, alacak bildirimi için verilen süre, komiserin çağrı tarihleri, alacaklılar toplantısının günü ve tasdik duruşmasının tarihi.
Alacağı İspatlayan Belge Seti
Bildirim yapılırken sunulan belgelerin niteliği, alacağın kabul edilme biçimini doğrudan etkiler. Toplanması gerekenler şunlardır:
- Sözleşme, sipariş formu ve teslim–kabul tutanakları
- Faturalar ile bunlara ilişkin cari hesap ekstresi ve mutabakat yazışmaları
- Teminat, ipotek, rehin veya kefalet ilişkisini gösteren belgeler
- Daha önce başlatılmış takip dosyalarının bilgileri ve haciz kayıtları
- Vade farkı ve işlemiş faize ilişkin hesaplamanın dayanağı
Teminatlı alacaklar bakımından rehin veya ipotek kaydının tarihi, sıraya girme bakımından belirleyici olduğundan bu belgelerin eksiksiz sunulması gerekir.
Borçlunun Projesini Denetlemek
Alacaklı yalnızca kendi alacağını bildirmekle yetinmemeli, sunulan projenin gerçekçiliğini de değerlendirmelidir. Ara bilanço ile nakit akım projeksiyonu arasındaki tutarsızlıklar, gerçekleşmesi mümkün görünmeyen tahsilat varsayımları ve ilişkili taraflara olan borçların sıralamadaki yeri; itiraz ve muhalefet gerekçelerinin kaynağıdır. Bu değerlendirme mali müşavir desteğiyle yapıldığında daha somut hale gelir.
Projeyi Kabul Etmek ile Karşı Çıkmak Arasında
Oy kullanma aşamasında verilecek karar, çoğu zaman geri dönülemez sonuçlar doğurur. Değerlendirmede şu ölçütler öne çıkar:
- Önerilen tenzilat oranı ve vadenin, iflas halinde beklenen tahsilatla karşılaştırması
- Borçlunun faaliyetini sürdürmesinin, ticari ilişkinin devamı bakımından değeri
- Teminatlı alacak sahibi olarak konumunuzun projeden nasıl etkilendiği
- Kefil ve müşterek borçlulara başvuru imkânının korunup korunmadığı
Son madde özellikle önemlidir: borçlu şirkete yönelik süreç, kefillere karşı hakları her durumda ortadan kaldırmaz ve bu yön ayrıca değerlendirilmelidir.
Yukarıdaki çerçeve genel bilgilendirme amaçlıdır. Konkordato dosyalarında takvim çok hızlı işlediğinden, mühlet kararını öğrenir öğrenmez alacak durumunuzun profesyonel biçimde incelenmesi yerinde olur.