İçeriğe geç
AC

Konkordatoda Alacaklının İtiraz ve Başvuru Adımları: Yedi Günlük Pencere ve Sulh Kararı

23 Mayıs 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 86 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Borçlunun konkordato talebi, alacaklı açısından takip yapabilme imkânının bir anda daralması demektir. Konkordato sürecinde alacaklının elindeki araçlar sınırlı ve büyük ölçüde süreye bağlıdır; bu nedenle dosyanın ilk günlerinde atılan adımlar, sonraki aylarda alınacak sonucu belirler. Aşağıda İİK ve HMK çerçevesinde itirazın muhatabı, yedi günlük itiraz refleksi ve sulh ile dava arasındaki tercih ele alınmaktadır.

İtirazın Muhatabı Kimdir?

Konkordato sürecinde alacaklının karşısında üç ayrı merci bulunur: alacak kaydını inceleyen konkordato komiseri, süreci yürüten ticaret mahkemesi ve mühlet öncesi başlatılmış takiplerde icra dairesi. Uygulamadaki en yaygın hata, komiserliğe yapılması gereken alacak bildirimi ile mahkemeye yapılması gereken itirazın birbirine karıştırılmasıdır. Yanlış mercie yapılan başvuru, süre işlemeye devam ettiği için çoğu zaman telafisi olmayan bir gecikme yaratır.

Yedi Günlük İtiraz Refleksini Kurmak

İcra ve iflas hukukunda yedi günlük süreler, ödeme emrine itirazdan şikâyet yoluna kadar birçok noktada karşımıza çıkar ve bunların başlangıç anları farklıdır. Bu kısa pencerelerde belirleyici olan, tebligatın hangi gün yapıldığıdır. Bu nedenle alacaklı tarafın kurumsal olarak tek bir tebligat kütüğü tutması, gelen her evrakın tarih ve saatiyle kaydedilmesi gerekir. Tebligatın geç fark edilmesi, esasa ilişkin haklı bir itirazın hiç incelenmemesine yol açabilir.

Alacaklı Dosyasını Kurma Sırası

  1. Alacağın kaynağı olan sözleşme, fatura, irsaliye ve cari hesap ekstresi tek bir sette birleştirilir.
  2. Rehin, ipotek, kefalet veya teminat mektubu varsa imtiyaz durumu ayrıca değerlendirilir.
  3. Komiserliğe alacak bildirimi, faiz ve fer'ileri ayrıştırılmış biçimde yapılır.
  4. Bildirilen alacağın cetvele eksik veya farklı sırada işlenmesi hâlinde itiraz yolu değerlendirilir.
  5. Mühletin kapsamı dışında kalan alacaklar için ayrı bir takip stratejisi belirlenir.

Sulh Görüşmesi mi, Yargı Yolu mu?

Konkordatoda alacaklının önündeki gerçek soru çoğu zaman "haklı mıyım" değil, "ne kadarını ne zaman tahsil ederim" sorusudur. Borçlunun sunduğu ödeme planı, tenzilat oranı ve teminat yapısı birlikte okunmalıdır. Projenin gerçekçi olduğu ve teminatın somut olduğu dosyalarda müzakere yoluyla erken uzlaşma, yıllara yayılan bir yargı sürecinden daha yüksek net getiri sağlayabilir. Buna karşılık borçlunun mal varlığı hakkında verdiği bilgiler tutarsızsa, itiraz ve şikâyet yollarının açık tutulması gerekir.

Gözden Kaçan Noktalar

  • Mühlet kararının ilan tarihi ile tebliğ tarihinin farklı olabilmesi
  • Faizin hangi tarihe kadar hesaplandığının cetvelde denetlenmemesi
  • Kefil ve müşterek borçlulara karşı hakların ayrıca değerlendirilmemesi
  • Rehinli alacaklar için farklı işleyen sürelerin gözden kaçırılması

Yukarıdaki başlıklar genel bir yol haritası sunar. Her konkordato dosyasının alacak yapısı, teminat dağılımı ve takvimi kendine özgüdür; bu nedenle bildirim ve itiraz adımlarını atmadan önce dosyanın ayrıntılı olarak değerlendirilmesi önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla