İçeriğe geç
AC

İlamsız Takipte Maaş Haczi: İtiraz Adımları ve Uzlaşma ile Dava Arasındaki Tercih

30 Mayıs 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 84 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

İlamsız takip, alacaklının elinde bir mahkeme ilamı olmasa dahi başlatabildiği bir yoldur. Bu nedenle borçlunun ilk hamlesi, ödeme emrine karşı yapılacak itirazı süresinde ve doğru merciye ulaştırmaktır. Maaşına haciz konulan kişi açısından mesele iki katmanlıdır: takibin kendisine karşı çıkmak ve kesintinin yasal sınırlarını denetletmek.

Ödeme Emri Ulaştığında İlk Yedi Gün

İlamsız takipte ödeme emrine itiraz süresi tebliğden itibaren yedi gündür ve itiraz icra dairesine yapılır. Dilekçede borcum yoktur demekle yetinilmemeli; borcun kendisine, faize, yetkiye veya imzaya yönelik itirazlar ayrı ayrı ve gerekçeli biçimde belirtilmelidir. Yetki itirazında bulunuluyorsa yetkili sayılan icra dairesinin de gösterilmesi gerekir; aksi halde itirazın bu kalemi sonuç doğurmaz.

Süresinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur. Buna karşın itirazdan önce konulmuş bir maaş haczi varsa kesintinin fiilen sona ermesi için dosyaya itirazın işlendiğini ve işverene yazı gönderildiğini takip etmek gerekir. Bu takip yapılmadığında kâğıt üzerinde duran takibe rağmen maaştan kesinti sürebilir.

Kesinti Sınırı Bir İtiraz Değil Şikâyet Konusudur

Ücret hacizlerinde kesintinin maaşın dörtte birinden az olmamak üzere yapılması ve borçlu ile ailesinin geçimi için zorunlu kısmın gözetilmesi esastır. Nafaka alacakları bakımından bu sınırlama farklı işler. Kesinti oranı yasal çerçeveyi aşıyorsa ya da haczi mümkün olmayan kalemler kesintiye dahil edilmişse, bu durum ödeme emrine itirazla değil icra mahkemesine yapılacak şikâyetle çözülür. İki yolun birbirine karıştırılması dosyanın yanlış merciye düşmesine ve zaman kaybına yol açar.

Alacaklı Tarafında Ne Değişir

İtirazla duran takip alacaklı için son nokta değildir. Alacaklı, elindeki belgenin niteliğine göre icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir ya da genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir. Borçlu açısından bu, itirazın ardından dosyanın kapandığını varsaymanın hatalı olduğu anlamına gelir; belge düzeninin ve savunmanın bu ikinci aşamaya hazırlanması gerekir.

Anlaşmak mı, Yargılamayı Sürdürmek mi

Taraflar icra dosyası üzerinden taksitlendirme konusunda anlaşabilir. Bu yol kesintinin öngörülebilir hale gelmesini sağlar; ancak taksit taahhüdünün borcun kabulü sonucunu doğurabileceği ve aksatılması halinde ayrı yaptırımlara zemin hazırlayabileceği unutulmamalıdır. Buna karşılık borcun varlığı gerçekten tartışmalıysa, itirazı sürdürüp uyuşmazlığı yargılamada çözmek daha tutarlı olabilir. Karar, borcun ispat gücü, kesintinin aylık yükü ve olası tazminat riskinin birlikte tartılmasıyla verilmelidir.

Kısa Hatırlatma

Buradaki açıklamalar genel nitelikte bilgilendirmedir. Takibin dayanağı, tebligatın usulü ve maaşın yapısı sonucu tümüyle değiştirebilir; dosyanızın kendi koşulları için hukuki değerlendirme almanız yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla