İçeriğe geç
AC

İş Kazası ve Fazla Mesai Birlikte Talep Edilirken Arabuluculuk Sorunu

21 Mayıs 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 83 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İş ilişkisinden doğan taleplerin tamamının aynı usule tabi olduğu varsayımı, uygulamada en çok dosya kaybettiren yanılgıdır. İş kazasından doğan tazminat ile fazla mesai alacağı aynı işçiye, aynı işverene ve çoğu zaman aynı döneme ait olsa bile, dava öncesi izlenmesi gereken yol bakımından birbirinden ayrılır. Bu ayrım görülmediğinde ya dosya usulden döner ya da aylar gereksiz yere kaybedilir.

Dava Şartı Nerede Var, Nerede Yok

7036 sayılı Kanun, kanuna veya sözleşmeye dayanan işçi ve işveren alacakları ile işe iade talepleri bakımından arabuluculuğu dava şartı haline getirmiştir. Fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, kıdem ve ihbar tazminatı bu kapsamdadır. Buna karşılık iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları bu şartın dışında tutulmuştur. Dolayısıyla iş kazası tazminatı için arabuluculuk beklenmesi gereksiz gecikme, fazla mesai alacağı için doğrudan dava açılması ise usulden ret sebebidir. İki talep tek dilekçede birleştirilecekse, para alacağı yönünden arabuluculuk sürecinin tamamlanmış olması gerekir.

Fazla Mesainin İspatı

  • İşyerinde imzalı puantaj ve bordro tutuluyorsa, bordroda fazla mesai tahakkuku bulunup bulunmadığı ilk bakılacak noktadır.
  • İmzalı bordroda tahakkuk varsa, aksinin yazılı belgeyle ortaya konması beklenir; bu, ispat yükünü ciddi biçimde ağırlaştırır.
  • Giriş çıkış kayıtları, araç takip verileri, kurumsal e-posta saatleri ve vardiya çizelgeleri destekleyici delil değeri taşır.
  • Tanık anlatımlarına dayanan hesaplamalarda mahkemelerin hakkaniyet indirimi uygulayabileceği baştan hesaba katılmalıdır.
  • Fazla çalışma ücretinin ödendiği iddiası, ödemeyi yapan tarafça belgelenmelidir.

İş Kazası Dosyasının Kendi Mantığı

İş kazası tazminatında yargılamanın merkezinde kusur dağılımı ve maluliyet oranı yer alır. 6331 sayılı Kanun kapsamındaki risk değerlendirmesinin yapılıp yapılmadığı, eğitim kayıtları, kişisel koruyucu donanımın tutanakla teslim edilip edilmediği ve makine bakım kayıtları işverenin özen yükümlülüğünü değerlendirmede belirleyicidir. Kurumun 5510 sayılı Kanun kapsamında yaptığı ödemeler ile hükmedilecek tazminat arasındaki denkleştirme de hesabın ayrılmaz parçasıdır. Ceza soruşturmasında alınan bilirkişi raporu hukuk dosyası bakımından bağlayıcı olmasa da güçlü bir dayanak oluşturur.

Süre Planını Kurarken

İşçilik alacaklarının çoğu için öngörülen zamanaşımı süresi ile iş kazasından doğan tazminat talepleri için işleyen süre birbirinden farklıdır; ikincisi genellikle daha uzundur. Kaza tarihi, iş sözleşmesinin sona erme tarihi ve maluliyetin kesinleştiği tarih ayrı ayrı not edilmelidir. Arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren dava açılması için tanınan süre de ayrıca izlenmelidir.

Hatırlatma

İş uyuşmazlıklarında aynı olaydan doğan taleplerin farklı usullere tabi olması, dosyanın baştan iki ayrı hat halinde planlanmasını gerektirir. Bordro, puantaj ve kaza tutanağı incelenmeden hangi talebin hangi yoldan yürüyeceği belirlenemez. Belgelerinizi derleyip süreci başlatmadan önce hukuki destek almanız, hak kaybı riskini azaltır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla