İçeriğe geç
AC

SGK Uyuşmazlıklarında Fazla Mesai İddiası: Kuruma Başvuru, Arabuluculuk ve Süre Planı

8 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 75 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İşçilik alacakları ile sosyal güvenlik uyuşmazlıkları aynı çalışma ilişkisinden doğsa da usul bakımından iki ayrı dünyadır. 4857 sayılı İş Kanunu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, 5510 sayılı Kanun ve 6331 sayılı Kanun birlikte okunmadığında, fazla mesai iddiası doğru olsa bile dosya usulden takılabilir.

Dava Şartı Ayrımı: Hangi Talep Arabuluculuğa Tabi

İşçi ile işveren arasındaki işçilik alacağı ve işe iade talepleri bakımından, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Buna karşılık Sosyal Güvenlik Kurumu'nun taraf olduğu uyuşmazlıklarda tablo değişir: burada aranan, Kuruma başvuru yapılmış olmasıdır. Fazla mesai alacağı için arabuluculuğa, hizmet tespiti veya prim uyuşmazlığı için Kuruma başvurulur; iki yol birbirinin yerine geçmez. Aynı olaydan doğan iki talep varsa, her biri için ayrı ön aşama işletilmelidir.

Fazla Mesai İddiasında İspat Yükü

Fazla çalışma yapıldığını kural olarak işçi ispatlar; ancak işyerinde tutulması gereken kayıtların varlığı bu yükü hafifletebilir. Dosyayı güçlendiren kaynaklar şunlardır:

  • Giriş çıkış kayıtları, turnike ve kart okuma verileri
  • Puantaj cetvelleri ve imzalı çalışma çizelgeleri
  • Banka kayıtlarındaki ödeme kalemleri ve bordroların ihtirazi kayıt durumu
  • Kurumsal iletişim kayıtları, vardiya listeleri ve görevlendirme yazıları
  • Aynı dönemde çalışan tanıkların beyanları

Bordroda fazla mesai tahakkuku bulunuyor ve bordro ihtirazi kayıt konulmadan imzalanmışsa, iddianın yazılı delille desteklenmesi gerekebilir. Bu ayrım dosyanın seyrini değiştirir.

Prim Bildirimi ile Alacak Talebi Arasındaki Bağ

Fazla çalışmanın karşılığı olan ücret, sosyal güvenlik primine esas kazancı da etkiler. Bu nedenle fazla mesai iddiası çoğu zaman eksik prim bildirimi tartışmasını beraberinde getirir. Ancak prim yönü Kurumun taraf olduğu bir uyuşmazlık doğurduğundan, aynı dilekçede ve aynı ön aşamayla ilerlenmesi mümkün değildir. Talepler ayrıştırılmadığında, dosyanın bir kısmı dava şartı yokluğundan reddedilir.

Takvimi Kuran Beş Tarih

  1. İş ilişkisinin başlangıç ve sona erme tarihleri
  2. Fazla çalışmanın yoğunlaştığı dönemler ve bu dönemlere ilişkin kayıtların saklama süresi
  3. Arabuluculuk son tutanak tarihi ve buna bağlı dava açma süresi
  4. Kuruma yapılan başvurunun tarihi ve verilen cevabın tebliğ tarihi
  5. Zamanaşımı bakımından her alacak kaleminin kendi başlangıç tarihi

Sık Görülen Merci Hataları

İşveren aleyhine açılacak alacak davasında Kurumun davalı gösterilmesi, hizmet tespiti talebinin arabuluculuk tutanağına yazılması ve iş kazasından doğan taleplerin genel alacak kalemleriyle aynı usule tabi sayılması, uygulamada en çok karşılaşılan hatalardır. Bunların her biri aylarca süren gecikmeye yol açar.

Bu metin genel bilgilendirme amacı taşır; çalışma düzeni, işyerinin kayıt sistemi ve iş ilişkisinin sona erme biçimi sonucu doğrudan etkiler. Başvuru yapılmadan önce alacak kalemlerinin ve ön aşamaların hukuken ayrıştırılması, hak kaybını önlemenin en pratik yoludur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla