İçeriğe geç
AC

İşçilik Alacaklarında Bir Aylık Süre: Arabuluculuk, Görevli Mahkeme ve Kesin Yetki

28 Mart 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 64 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

İş sözleşmesi sona eren çalışanın karşısına iki ayrı zaman ölçeği çıkar: dava şartı arabuluculuk için işleyen kısa süre ile alacakların zamanaşımına ilişkin uzun süre. Bu ikisi karıştırıldığında, alacak hakkı ayakta olsa bile fesih bağlantılı talepler zaman yönünden kaybedilebilir. Aşağıda işçilik alacakları ekseninde mahkeme, yetki ve süre ilişkisi ele alınmaktadır.

Bir Aylık Süre Neye İlişkindir

Uygulamada sıkça sorulan bir aylık süre, kural olarak fesih bildirimine bağlı olarak işe iade talebinin arabuluculuğa taşınması bakımından anlam taşır. Kıdem, ihbar, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti gibi alacaklar ise kendi zamanaşımı rejimine tabidir. Yani bir aylık süre geçtiğinde tüm haklar sona ermez; ancak feshe bağlı belirli talepler bakımından yol kapanabilir. 4857 ve 7036 sayılı Kanunların birlikte okunması bu ayrımı netleştirir.

Dava Şartı Arabuluculuk: Atlanamayan Aşama

İşçi–işveren uyuşmazlıklarının önemli bölümünde arabuluculuğa başvurulmadan açılan dava, esasa girilmeden usulden reddedilir. Bu red, ayrıca zaman kaybı doğurur. Başvurunun doğru karşı taraf gösterilerek yapılması, alt işveren–asıl işveren ilişkisi varsa her ikisinin de sürece dahil edilmesi gerekir. Son tutanağın türü, açılacak davanın kapsamını doğrudan etkiler.

Görev ve Yetki: İş Mahkemesi ve Yer Seçimi

Bu uyuşmazlıklarda görevli mahkeme iş mahkemesidir; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görev yapar. Yetki bakımından davalı işverenin yerleşim yeri ile işin yapıldığı yer mahkemesi öne çıkar ve bu düzenleme sözleşmeyle bertaraf edilemez. İş sözleşmesine konulan aksi yönlü yetki kayıtları, işçi aleyhine sonuç doğuracak biçimde uygulanmaz.

Süre Kaybı Yaratan Tipik Durumlar

  • Fesih tarihinin ihtilaflı olması ve bildirimin tebliğ tarihinin belgelenememesi.
  • Arabuluculuk başvurusunun yanlış tüzel kişiye yöneltilmesi.
  • İstifa görünümlü fesihlerde gerçek fesih iradesinin geç tespiti.
  • SGK çıkış kodu ile fiili durumun uyuşmaması.
  • Ödeme belgelerindeki ibra kayıtlarının geç incelenmesi.

Delil Toplama ile Sürenin Eşzamanlı Yürütülmesi

Bordro, puantaj, giriş–çıkış kayıtları ve banka hareketleri çoğu zaman işveren nezdindedir. Bu belgeler beklenirken sürenin işlemeye devam ettiği unutulmamalıdır. Bu nedenle başvuru ve dava takvimi ile belge temini takvimi paralel yürütülmeli; eksik belge, süreyi geçirmenin gerekçesi haline getirilmemelidir. 5510 ve 6331 sayılı Kanunlardan doğan talepler varsa bunların ayrı prosedürleri de gözetilir.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Fesih biçimi, çalışma düzeni ve belgelerin içeriği süre ve yetki sonucunu değiştirebileceğinden, dosyanıza özgü bir inceleme yaptırmanız uygun olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla