İş ilişkisi sona erdiğinde çalışanın önünde birbirinden çok farklı hızda işleyen iki hat vardır. İşe iade talebi haftalarla ölçülen bir takvime bağlıyken, kıdem ve ihbar gibi alacaklar yıllarla ölçülen zamanaşımına tabidir. Bu iki hattı aynı hızda sanmak, uygulamada en sık karşılaşılan hak kaybının nedenidir.
Bir Ay: İşe İade Hattının Sert Sınırı
İş güvencesi kapsamındaki bir işçi feshin geçersizliğini ileri sürecekse, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır. Anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren yine kısa bir süre içinde dava açılır. Bu sürelerin kaçırılması işe iade imkânını tümüyle ortadan kaldırır; alacak talepleri ise etkilenmeden devam eder. Bu nedenle fesih bildiriminin tebliğ tarihi, dosyanın ilk yazılması gereken verisidir.
Alacaklarda Zamanaşımı Nasıl İşler
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve kötüniyet tazminatı gibi kalemler beş yıllık zamanaşımına tabidir. Ücret, fazla çalışma ve ulusal bayram alacaklarında ise zamanaşımı her ay için ayrı işler; yani dava geciktikçe en eski aylar tek tek kapanır. Bu "kayan" yapı, beklemenin maliyetini görünmez biçimde artırır.
Arabuluculuk Bir Formalite Değildir
- Başvuru dava şartıdır; yapılmadan açılan dava usulden reddedilir
- Başvuru dilekçesinde talep kalemleri eksiksiz sayılmalıdır
- Anlaşma tutanağındaki "tüm haklarımdan feragat" ifadesi sonradan geri alınamaz
- Kısmi anlaşma yapılabilir; anlaşılamayan kalemler için dava yolu açık kalır
- Son tutanağın tarihi, dava süresinin başlangıcıdır
Görevli ve Yetkili Mahkeme
7036 sayılı Kanun uyarınca uyuşmazlık iş mahkemesinde görülür; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görev yapar. Yetki bakımından davalı işverenin yerleşim yeri ile işin yapıldığı yer mahkemesi seçimlik olarak öne çıkar. Alt işveren-asıl işveren ilişkisi bulunan dosyalarda her iki işverenin de davaya dâhil edilip edilmeyeceği baştan kararlaştırılmalıdır; sonradan taraf ekleme her zaman mümkün olmaz.
İspat Yükünü Baştan Planlamak
Fazla çalışma iddiasında işyeri kayıtları çoğunlukla işverende bulunur. Bu nedenle tanık beyanı, giriş-çıkış kayıtları, vardiya çizelgeleri ve banka hesap hareketleri birlikte kurgulanmalıdır. 5510 sayılı Kanun kapsamındaki hizmet dökümü ve 6331 sayılı Kanun kapsamındaki iş sağlığı kayıtları da, hem çalışma süresini hem çalışma koşullarını ortaya koyan destekleyici belgelerdir.
Bu metin genel bir çerçeve sunar. Feshin türü, işyerindeki çalışan sayısı ve kıdeminiz sonucu doğrudan etkilediğinden, bir aylık süre işlemeye başlamışken değerlendirmeyi geciktirmeden yapmanız önem taşır.