İçeriğe geç
AC

İşe İade ve Kıdem Hesabı: Arabuluculuk Takvimi, Görevli Mahkeme ve Süre Riski

8 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 74 görüntülenme Son güncelleme: 7 Ağustos 2026

İş sözleşmesi feshedildiğinde işçinin önünde iki ayrı hesap vardır: feshin geçerliliğini tartışan işe iade süreci ile kıdem, ihbar ve diğer alacakların hesabı. Bu iki başlık farklı sürelere, farklı ispat yüklerine ve kısmen farklı usule tabidir. İkisinin aynı takvimde yürütülmesi, uygulamada en çok hak kaybı doğuran noktadır.

İşe İadede Zincirleme Süre

4857 ve 7036 sayılı Kanunlar birlikte okunduğunda süre şu şekilde işler: fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulur; anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılır. Bu zincirin herhangi bir halkasında gecikme, esasa girilmeden davanın reddiyle sonuçlanır. Fesih bildiriminin elden mi, tebligatla mı, yoksa elektronik yolla mı yapıldığı sürenin başlangıcını doğrudan belirler; bildirimin tebellüğünden kaçınıldığı hâllerde tutanak tarihi tartışma konusu olur.

İşe İade Şartlarının Ön Kontrolü

Dava açmadan önce şu unsurlar denetlenmelidir:

  • İşyerinde çalışan sayısının iş güvencesi eşiğini karşılayıp karşılamadığı
  • İşçinin kıdeminin gerekli süreyi doldurup doldurmadığı
  • Belirsiz süreli iş sözleşmesi bulunup bulunmadığı
  • İşveren vekili konumunun söz konusu olup olmadığı

Bu şartlardan biri yoksa, işe iade yerine kötüniyet tazminatı veya sendikal tazminat gibi başka talepler gündeme gelir. Yanlış talep tipi seçimi, süresi geçtikten sonra düzeltilemez.

Kıdem Hesabında Tartışılan Kalemler

Kıdem tazminatının tabanını giydirilmiş brüt ücret oluşturur. Yol, yemek, ikramiye, düzenli ödenen prim gibi kalemlerin hesaba katılıp katılmayacağı sık sık uyuşmazlık konusudur. Bordroda görünen ücretin fiilen ödenenden düşük olduğu iddiası, banka kayıtları, meslek kuruluşu görüşleri ve tanık beyanlarıyla desteklenmediğinde sonuç doğurmaz. Kıdem ve ihbar tazminatı bakımından 7036 ile getirilen beş yıllık zamanaşımı süresi de dosya planlanırken göz önünde tutulmalıdır.

Görev ve Yetki

Uyuşmazlığa iş mahkemeleri bakar; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Yetki bakımından işverenin yerleşim yeri mahkemesi ile işin yapıldığı yer mahkemesi seçimliktir. İşçi aleyhine getirilen yetki sözleşmeleri geçerli kabul edilmez. Merkezi başka ilde bulunan bir şirkette çalışan işçinin, fiilen çalıştığı yerde dava açabilmesi bu kuralın pratik sonucudur.

SGK Kayıtları ve Hizmet Tespiti

5510 kapsamındaki bildirimlerde eksiklik varsa, alacak davasından ayrı olarak hizmet tespiti gündeme gelir ve bu davada Kurumun taraf konumu ile ayrı bir usul işler. 6331 kapsamındaki iş sağlığı ve güvenliği kayıtları ise haklı fesih iddiasını destekleyen belge grubunu oluşturur.

Buradaki anlatım genel bilgilendirmedir. Fesih bildiriminizin tarihi ve içeriği tüm takvimi değiştirebileceğinden, süreyi kaçırmadan bir iş hukuku avukatına başvurmanız önemlidir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla