7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile birlikte işçilik alacaklarında arabuluculuk, tercih değil dava şartı hâline geldi. Uygulamada en çok hak kaybı, arabuluculuk sürecinin kendisinde değil; anlaşamama ile dava açma arasındaki dar zaman aralığında yaşanıyor. Bu rehber, son tutanağın imzalandığı andan itibaren işleyen takvimi ve tutanağın içeriğinin neden belirleyici olduğunu ele alıyor.
Hangi Talepler Dava Şartına Tabi
- Kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ücreti gibi bireysel iş alacakları
- İşe iade talepleri
- İşçi veya işveren alacağı niteliğindeki tazminat istemleri
Buna karşılık iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile tespit talepleri farklı değerlendirilir. Talebin niteliği yanlış belirlendiğinde, arabulucuya götürülmeyen kalem yönünden dava usulden reddedilir ve bu sırada zamanaşımı işlemeye devam eder.
Son Tutanağın İçeriği Neden Kritik
Anlaşamama ile sonuçlanan görüşmede düzenlenen son tutanak, dava dilekçesinin eki olarak sunulur. Tutanakta talep edilen alacak kalemlerinin tek tek yazılmış olması gerekir; yalnızca işçilik alacakları ibaresiyle yetinilmesi, sonradan dava edilen bir kalem bakımından dava şartının yerine getirilmediği itirazına yol açabilir. Görüşme öncesinde talep listesi yazılı olarak arabulucuya iletilmelidir.
İşe İadede Çift Katmanlı Takvim
- Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvuru
- Anlaşamama hâlinde son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde dava
- Davanın kabulü hâlinde kesinleşen karar sonrası işe başlama başvurusu için öngörülen on iş günlük süre
- İşverenin işe başlatma kararı için tanınan süre
Bu dört adımın her biri kendi başına hak düşürücüdür. Özellikle üçüncü adım, davayı kazanan işçinin başvuru yapmayı ihmal etmesi hâlinde tüm sonucu etkisiz kılabilir.
Zamanaşımı ile Dava Şartının Kesişimi
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve yıllık izin ücreti bakımından beş yıllık zamanaşımı süresi uygulanır. Arabuluculuk başvurusu zamanaşımını durdurur; ancak süreç sona erdiğinde süre kaldığı yerden işler. Bu nedenle fesih tarihi ile başvuru tarihi arasındaki mesafe uzunsa, dava iki hafta içinde açılmadığında hem dava şartı hem zamanaşımı riski birlikte doğar.
SGK ve İş Sağlığı Boyutu
Alacak dosyasıyla paralel olarak 5510 sayılı Kanun kapsamındaki hizmet tespiti ve prim gün sayısı uyuşmazlıkları ayrı bir hatta yürür. 6331 sayılı Kanun kapsamındaki iş sağlığı ve güvenliği kayıtları ise fazla mesai ve çalışma düzeninin ispatında güçlü delil oluşturur: işe giriş çıkış kayıtları, eğitim tutanakları ve risk değerlendirme belgeleri dosyaya erken aşamada istenmelidir. 4857 sayılı Kanun kapsamındaki bordro ve puantaj kayıtları da işverende bulunduğundan, delil olarak celbi talep edilmelidir.
Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir; fesih türü ve tarihler sonucu değiştirir. Son tutanağı aldığınız gün dava hazırlığına başlamanız ve bir hukukçudan görüş almanız yerinde olur.