İçeriğe geç
AC

İşçilik Alacaklarında Zorunlu Arabuluculuk: Kapsam, Büro Yetkisi ve Süreler

1 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 75 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

İş uyuşmazlıklarında dava dilekçesinden önce cevaplanması gereken soru şudur: bu talep arabuluculuk kapsamında mı, değil mi? 7036 sayılı Kanun ile 4857, 5510 ve 6331 sayılı düzenlemelerin kesiştiği noktada, yanlış kurgulanan bir başvuru hem süre hem masraf kaybına yol açar.

Kapsam Testi: Hangi Talep Arabuluculuğa Tabi?

7036 sayılı Kanun, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ve işveren alacağı ile tazminat taleplerinde ve işe iade istemlerinde arabulucuya başvurmayı dava şartı olarak öngörür. Buna karşılık iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlara ilişkin rücu talepleri bu zorunluluğun dışındadır. Sosyal güvenlik mevzuatından doğan ve kurumun taraf olduğu uyuşmazlıklar, örneğin hizmet tespiti istemleri de doğrudan mahkemeye taşınır; bu davalarda kuruma husumet yöneltilmesi ayrı bir zorunluluktur.

Karma Taleplerde Dosyanın Bölünmesi

  • Kıdem, ihbar, fazla çalışma ve yıllık izin alacakları arabuluculuk hattında ilerler.
  • İş kazasına bağlı tazminat talebi aynı dilekçeye konulacaksa, kapsam dışı olduğu gerekçesiyle ayrıştırılmalıdır.
  • Hizmet tespiti ile alacak talebi bir arada isteniyorsa, her talebin usul rejimi ayrı planlanır.
  • 6331 sayılı Kanun kapsamındaki eğitim, risk değerlendirmesi ve kişisel koruyucu donanım kayıtları, kusur tartışmasının belkemiğini oluşturur.

Yetkili Arabuluculuk Bürosu Meselesi

Başvuru, karşı tarafın yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer adliyesindeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Yetkisiz büroya yapılan başvuruda karşı taraf yetki itirazında bulunursa, itirazı sulh hukuk hâkimi karara bağlar ve süreç baştan kurgulanmak zorunda kalır. Bu, uygulamada en sık rastlanan yanlış mercie başvuru biçimidir; birden fazla işyerinde çalışılmışsa yetki noktası dava öncesinde netleştirilmelidir.

İşe İadede Takvim Daha Dar

Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmalıdır. Taraflar anlaşamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılır. Bu iki süre birbirini beslediği için, arabuluculuk sürecinin bitiş tarihi tutanak üzerinden gün gün takip edilmelidir. Tutanağın aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmemesi, kesin süre içinde giderilmesi gereken bir eksiklik doğurur.

Görüşme Masasında Dikkat Edilecekler

  1. Geçerli mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa dahi yargılama giderinden sorumlu tutulabilir.
  2. Anlaşma tutanağında hangi alacak kalemlerinin kapsandığı tek tek yazılmalı, kapsam dışı kalemler açıkça saklı tutulmalıdır.
  3. Ödeme takvimi ve temerrüt sonucu tutanakta somutlaştırılmalıdır.
  4. Bordro, puantaj, banka kayıtları ve giriş-çıkış verileri görüşmeden önce derlenmelidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Fesih türü, çalışma düzeni ve alacak kalemleri değiştikçe kapsam ve süre değerlendirmesi de değişeceğinden, fesih bildirimi elinize geçtiğinde bir hukukçuyla en kısa sürede görüşmeniz yararınıza olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla