İçeriğe geç
AC

İşe İade Davasında Bir Aylık Süre: Fesihten Sonra Gün Gün Usul Planı

21 Mayıs 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 3 dk okuma 80 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İş sözleşmesi feshedilen bir çalışan için işe iade sürecinin en kırılgan noktası çoğu zaman iddianın haklılığı değil, takvimdir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun iş güvencesi hükümleri fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir aylık bir başvuru süresi öngörür ve bu süre hak düşürücü niteliktedir. Kaçırıldığında feshin geçerli bir nedene dayanıp dayanmadığı artık esastan tartışılamaz; dosya usulden kapanır.

Bir Aylık Sürenin Başladığı An

Sürenin başlangıcı pek çok dosyada tartışmalıdır. Esas alınan an, fesih iradesinin işçiye ulaştığı andır: elden imzalatılan bildirimde imza tarihi, noter ihtarında tebliğ tarihi, posta yoluyla yapılan bildirimde tebligatın gerçekleştiği tarih. İşçinin bildirimi almaktan kaçındığı ve durumun tutanakla tespit edildiği, ya da bildirimin kurumsal e-posta veya insan kaynakları sistemi üzerinden yapıldığı hâllerde başlangıç anının ayrıca ortaya konması gerekir. Bu yüzden ilk iş, fesih bildiriminin aslını, zarfını ve tebliğ şerhini bozulmadan dosyalamaktır.

Arabuluculuk ile Dava Arasındaki Geçiş

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca işe iade talebinde arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır. Bir aylık süre içinde arabulucuya başvurulur; taraflar anlaşamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren kanunda öngörülen kısa süre içinde iş mahkemesinde dava açılır. Burada iki ayrı süre arka arkaya işler ve ikincisi çoğu zaman gözden kaçar. Son tutanağın düzenlenme tarihi ile tarafın tutanağı fiilen eline aldığı tarih farklı olabileceğinden, tutanak arabuluculuk bürosundan gecikmeksizin temin edilmelidir.

Karar Kesinleştikten Sonraki On İş Günü

Süre riski, dava kazanıldığında da bitmez. İşe iade kararı kesinleştikten sonra işçinin kanunda belirtilen süre içinde işverene başvurarak işe başlatılmasını istemesi gerekir. Bu başvuru yapılmazsa fesih geçerli hâle gelir ve kararla elde edilen sonuç fiilen değersizleşir. Başvurunun noter aracılığıyla ya da tebliğ tarihini belgeleyen bir yolla yapılması, sonradan çıkacak tartışmayı baştan keser.

Takvimi Ayakta Tutan Dosya Düzeni

  • Fesih bildiriminin tebliğ tarihi, tek bir kontrol tablosunda ve tebliğ belgesine bağlı olarak tutulur.
  • Arabuluculuk başvuru tarihi, ilk oturum tarihi ve son tutanak tarihi ayrı satırlarda izlenir.
  • Savunma istenip istenmediği, disiplin kurulu tutanakları ve performans yazışmaları tarih sırasıyla dizilir.
  • Aynı dönemde işe alınan personel, ilan ve organizasyon şeması gibi feshin son çare olup olmadığını gösteren belgeler ayrı klasörde toplanır.
  • Kesinleşme, işe başlatma başvurusu ve işverenin cevabı için ayrı hatırlatma noktaları belirlenir.

Süre Kaçırıldıysa Elde Ne Kalır

Bir aylık süre geçmiş olsa bile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin alacağı gibi kalemler kendi zamanaşımı süreleri içinde talep edilebilir. Bu ayrım önemlidir: iş güvencesi tazminatı ile alacak kalemleri farklı hukuki temellere ve farklı takvimlere tabidir. Süre kaybı yaşandığında dosyanın tümüyle kapandığı sonucuna varmadan, talep edilebilir kalemlerin yeniden haritalanması gerekir.

Buradaki açıklamalar genel nitelikte olup her feshin kendi belge düzeni ve tarih akışı vardır. Kendi durumunuza ilişkin süre hesabını, elinizdeki tebligat belgeleriyle birlikte bir hukukçuya değerlendirtmeniz yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla