İş ilişkisi sona erdiğinde işçinin önünde birbirinden bağımsız işleyen birkaç süre başlar: işe iade için tanınan kısa süre, alacaklar için öngörülen zamanaşımı ve 7036 sayılı Kanun kapsamında dava şartı olan arabuluculuk süreci. Bu üç takvimin karıştırılması, esasen doğmuş bir alacağın tahsil edilememesine yol açabilir.
Fesih Tarihinin Sabitlenmesi
Tüm hesaplamalar fesih tarihinden başlar; bu nedenle ilk yapılacak iş, feshin hangi tarihte ve kim tarafından gerçekleştirildiğini belgelemektir. Fesih bildiriminin tebliğ tarihi, çıkış bildirgesindeki tarih ve son çalışılan gün birbirinden farklıysa, bu farkın açıklaması dosyaya konmalıdır. İşçinin devamsız sayıldığı hâllerde tutanakların tarihleri ile bildirimlerin tarihleri arasındaki tutarsızlık, feshin geçerliliği tartışmasının merkezinde yer alır.
İşe İade Hattı ile Alacak Hattının Ayrılması
Feshin geçersizliğine dayanan işe iade talebi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir aylık süre içinde arabulucuya başvurulmasını gerektirir. Bu süre, kıdem ve ihbar tazminatı gibi alacaklar için öngörülen zamanaşımından tamamen bağımsızdır. İşe iade süresini kaçıran işçinin alacak talepleri devam eder; ancak tersi doğru değildir, kısa süreyi kaçırmak feshin geçersizliğine dayalı sonuçları ortadan kaldırır.
Kıdem Hesabını Belirleyen Kalemler
- Giriş ve çıkış tarihleri ile aynı işverene ait aralıklı çalışma dönemleri.
- Giydirilmiş ücrete dahil edilecek düzenli ödemeler: yol, yemek, ikramiye ve düzenli primler.
- Fazla çalışmanın ispatına esas olacak kayıtlar ve tanık beyanları.
- Yıllık izin kullanımının belgelendiği izin defteri kayıtları.
- 5510 sayılı Kanun kapsamındaki hizmet dökümü ile bordroların karşılaştırılması.
Bordroda görünen ücretin fiilen ödenen ücretten düşük olduğu iddiası varsa, banka kayıtları ve ödeme düzeni baştan toplanmalıdır.
Arabuluculuk Aşamasını Boşa Harcamamak
Zorunlu arabuluculuk çoğu zaman şeklî bir aşama gibi görülür; oysa burada sunulan hesap tablosu, sonraki yargılamanın çerçevesini de belirler. Talep kalemleri isimleriyle ve dönemleriyle sayılmalı, anlaşmama hâlinde düzenlenen son tutanağın dava dilekçesine eklenmesi ihmal edilmemelidir. Tutanakta talep edilmemiş bir kalemin sonradan dava konusu yapılması tartışma yaratabilir.
Zamanaşımının Kalem Bazında İşlemesi
Kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret ve benzeri alacaklar için beş yıllık zamanaşımı süreleri söz konusudur. Süre, her kalem için ayrı ayrı ve muaccel olduğu tarihten itibaren değerlendirilir. Bu nedenle uzun süre çalışılan işyerlerinde, fesih tarihine yakın dönem dışındaki bazı kalemler için süre çoktan işlemiş olabilir. 6331 sayılı Kanun kapsamındaki iş kazası dosyalarında ise süre ve ispat rejimi ayrıca ele alınmalıdır.
Bu içerik genel bilgi vermek için hazırlanmıştır. Çalışma düzeni, fesih sebebi ve işyeri kayıtları sonucu değiştirebileceğinden, başvuru yapmadan önce hukuki değerlendirme alınması yerinde olur.