İçeriğe geç
AC

İşe İade Sürecinde Zorunlu Arabuluculuk: Başvuru ve Dava Takviminin Kurulması

21 Mayıs 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 73 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İşe iade talebi, 4857 sayılı Kanun'un iş güvencesi hükümlerine dayanır; ancak bu talebin mahkemeye taşınabilmesi 7036 sayılı Kanun uyarınca arabulucuya başvurunun dava şartı olmasıyla koşullanmıştır. Arabuluculuk aşaması atlanarak açılan dava, esasa girilmeden usulden reddedilir. Bu yüzden işe iade dosyasında ilk kritik belge fesih bildirimi, ikincisi arabuluculuk son tutanağıdır.

İş Güvencesi Kapsamı Baştan Kontrol Edilmeli

İşe iade talebi ancak belirli koşullar birlikte gerçekleştiğinde ileri sürülebilir: işyerinde belirli sayıda işçi çalışması, işçinin asgari kıdemi bulunması, belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışılması ve işveren vekili konumunda olunmaması. Bu koşullardan biri eksikse süreç işe iade değil, kötüniyet tazminatı veya diğer alacak kalemleri üzerinden kurgulanmalıdır. Kapsam değerlendirmesinin arabuluculuk başvurusundan önce yapılması, yanlış talep türüyle kaybedilen süreyi önler.

Arabuluculuk Aşamasının Usul Kritik Noktaları

  1. Başvuru, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren kanunda öngörülen süre içinde yapılmalıdır.
  2. Başvuru, karşı tarafın yerleşim yeri veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yöneltilmelidir.
  3. Karşı taraf birden fazlaysa hepsinin başvuruda gösterilmesi gerekir; eksik gösterilen işveren yönünden dava şartı yerine gelmez.
  4. Toplantıya geçerli mazeret olmadan katılmamanın yargılama gideri bakımından sonucu vardır.
  5. Anlaşma tutanağında işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin ayrı kalemler hâlinde yazılması, sonradan doğacak tartışmayı önler.

Anlaşamama Hâlinde Dava Süresi

Son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren işleyen kısa süre içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır. Bu süre kaçırıldığında, arabuluculuk aşaması usulüne uygun tamamlanmış olsa bile işe iade talebi düşer. Tutanağın tarihi ile tarafa ulaştığı tarih farklı olabildiğinden, sürenin başlangıcı tutanak üzerinden takip edilmelidir.

Delil Dosyasının Kurulması

Feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükü işverendedir; buna karşılık işçinin de feshin gerçek sebebini ortaya koyan verileri sunması dosyayı güçlendirir. Özlük dosyası, savunma istem yazısı, performans değerlendirmeleri, işyeri yazışmaları ve bordrolar birlikte istenmelidir. İş sağlığı ve güvenliği gerekçesine dayanan fesihlerde 6331 sayılı Kanun kapsamındaki eğitim ve tutanak kayıtları, sigortalılığa ilişkin tartışmalarda ise 5510 sayılı Kanun uyarınca tutulan kurum kayıtları belirleyici olabilir.

Kararın Sonrasındaki Yükümlülük

İşe iade kararı kesinleştikten sonra işçinin süresinde işverene başvurması gerekir; bu başvuru yapılmazsa fesih geçerli hâle gelir ve karardan beklenen sonuç doğmaz. Kararın icrası bu nedenle davanın kazanılmasıyla değil, başvuru yazısının ulaştırılmasıyla tamamlanır.

Burada anlatılanlar tipik bir işe iade sürecini özetler. İşyerinizin ölçeği, sözleşme türü ve fesih gerekçesi tabloyu değiştirebileceğinden, fesih bildirimini aldığınız gün itibarıyla bir hukukçuyla takvim çıkarmanız uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla