İçeriğe geç
AC

İşe İade ve Fazla Mesai Talebinde Yetkili İş Mahkemesi Sorunu

2 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 72 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

İşe iade talebiyle fazla mesai alacağı çoğu zaman aynı fesih olayından doğar; ancak bunlar farklı süre rejimlerine ve kısmen farklı usul kurallarına tabidir. Doğru mahkemenin belirlenmesi burada teknik bir ayrıntı değil, hakkın kendisini koruyan bir adımdır. 7036 sayılı Kanun'un getirdiği yetki kuralı, işçi ile işveren arasındaki anlaşmalarla değiştirilemez.

Mahkemeden Önceki Zorunlu Durak: Arabuluculuk

İşçi alacakları ve işe iade talepleri bakımından arabulucuya başvuru, dava şartı niteliğindedir. İşe iadede bu başvuru, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren yasada öngörülen kısa süre içinde yapılmalıdır ve süre hak düşürücüdür. Fazla mesai alacağı için de aynı zorunluluk geçerlidir, fakat bu talep zamanaşımına tabidir. Aynı fesihten doğan iki talebin takvimi bu nedenle ayrı ayrı tutulmalıdır.

Yetki: İşverenin Yerleşim Yeri ya da İşin Görüldüğü Yer

İş uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme, davalı işverenin yerleşim yeri ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir. Bu kural işçiyi koruma amacı taşıdığından, sözleşmeye konulan aksi yöndeki yetki kayıtları sonuç doğurmaz. Şirket merkezi ile fiilen çalışılan şubenin farklı illerde olduğu dosyalarda, işçi lehine olan seçeneğin bilinçli biçimde tercih edilmesi gerekir. Alt işveren ilişkisinin bulunduğu hallerde davalıların birden fazla olması, yetki değerlendirmesini ayrıca etkiler.

Fazla Mesai İspatı ve Dosyanın Kurgusu

  • Puantaj, giriş çıkış kayıtları ve bordroların birbiriyle tutarlılığı önceden kontrol edilmelidir.
  • İmzalı bordroda fazla mesai tahakkuku varsa, ispat yükünün nasıl kaydığı dilekçede tartışılmalıdır.
  • Tanık beyanı tek başına değil, yazılı kayıtlarla birlikte kurgulanmalıdır.
  • 4857 kapsamındaki çalışma süresi sınırları ile 6331 uyarınca tutulan kayıtlar birlikte okunmalıdır.

Yanlış Yerde Açılan Davada Süre Riski

Yetkisiz mahkemede açılan işe iade davasında dosya doğru mahkemeye gönderilse bile, arabuluculuk sürecinin doğru taraf ve doğru konu üzerinden yürütülmüş olması ayrıca aranır. Uygulamada en çok kayıp, arabuluculuk son tutanağında yalnızca alacak kalemlerinin yazılıp işe iade talebine hiç değinilmemesinden doğar. Sosyal güvenlik boyutu olan taleplerde 5510 kapsamındaki işlemlerin ayrı bir yargı koluna girip girmediği de baştan değerlendirilmelidir.

Yazılanlar genel çerçeveyi anlatır; fesih türü, işyeri organizasyonu ve kayıt düzeni sonucu değiştirebilir. Süreler kısa olduğu için, ilk adımı atmadan önce dosyanızı bir hukukçuya inceletmeniz önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla