İçeriğe geç
AC

Mobbing ve Fazla Mesai Taleplerinde Görevli Mahkeme ile Yetki Seçimi

28 Mart 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 62 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Mobbing iddiası ile fazla mesai alacağı çoğu zaman aynı dosyada birlikte ileri sürülür; ancak bu iki talebin hukuki dayanağı, ispat aracı ve bazen de gideceği merci farklıdır. Talepleri ayrıştırmadan hazırlanan dosyalarda en sık karşılaşılan sorun, başvurunun yanlış kapıya yapılması nedeniyle zaman kaybedilmesidir.

Uyuşmazlığın Niteliği Yol Haritasını Belirler

4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaki bir iş ilişkisinden doğan alacak ve tazminat talepleri iş mahkemesinde görülür. Mobbing iddiası; kişilik haklarına saldırı ve işverenin işçiyi gözetme yükümlülüğünün ihlali temelinde manevi tazminat, koşulları varsa haklı fesih ve buna bağlı alacaklar doğurabilir. Fazla mesai ise ücret niteliğinde bir alacaktır. Aynı dilekçede toplansalar bile, her talebin dayanağını ayrı ayrı yazmak, ileride kısmi ret riskini azaltır.

Arabuluculuk Basamağı Nerede Devreye Girer

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, işçi–işveren alacak ve tazminat talepleri bakımından arabulucuya başvuruyu dava şartı hâline getirmiştir. Buradaki kritik ayrıntı, son tutanağın kapsamıdır: arabuluculuk aşamasında ileri sürülmemiş bir talebin sonradan davaya eklenmesi tartışma yaratabilir. Bu nedenle mobbing kaynaklı manevi tazminat da dâhil olmak üzere tüm kalemleri başvuru formunda açıkça sayın. İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan tazminat talepleri ise bu dava şartının dışındadır.

Yetkili İş Mahkemesini Seçerken

  • Kural olarak davalı işverenin yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir.
  • Birden çok işveren varsa, herhangi birinin yerleşim yeri seçilebilir.
  • İş hukukunda yetki kuralları işçi lehine korumacı biçimde düzenlenmiştir; iş sözleşmesine konulan yetki kayıtlarının bağlayıcılığı sınırlıdır.
  • Şirket merkezi ile fiilen çalışılan şube farklıysa, delillerin bulunduğu yer pratik bir tercih sebebi olabilir.

SGK Boyutu Olan Talepler Ayrışır

Hizmet tespiti, prim gün sayısı ve 5510 sayılı Kanun kaynaklı uyuşmazlıklarda Kurumun taraf gösterilmesi gerekir ve bu talepler arabuluculuk şartına tabi değildir. 6331 sayılı Kanun kapsamındaki iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin ihlali ise hem idari yaptırım hem de tazminat boyutu doğurur; idari para cezasına itiraz ile tazminat davası aynı merciye ait değildir.

Yanlış Mercie Başvurunun Bedeli

Fazla mesai gibi ücret nitelikli alacaklarda zamanaşımı işlemeye devam ettiği için, dosyanın görevsiz veya yetkisiz mahkemede geçirdiği aylar doğrudan alacak kaybına dönüşebilir. Fesih tarihine bağlı hak düşürücü sürelerin bulunduğu taleplerde ise kayıp telafi edilemez olabilir. Başvurudan önce merci, süre ve dava şartı üçlüsünü tek sayfada kontrol etmek en ucuz önlemdir.

Yukarıdaki bilgiler yol gösterici niteliktedir. Çalışma biçiminiz, kayıt sisteminiz ve fesih tarihine göre sonuç değişebileceğinden, dosyanızı açmadan önce bireysel bir hukuki değerlendirme almanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla