İçeriğe geç
AC

Mobbing ve Fazla Mesai İddiasını Birlikte Yürütmek: Arabuluculuk ve Başvuru Sırası

19 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 80 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İşçinin işyerinde yaşadığı baskıyla ödenmeyen fazla çalışma ücreti çoğu zaman aynı dönemde ortaya çıkar. Buna rağmen bu iki iddia, hukuki dayanağı ve ispat biçimi tamamen farklı olan iki ayrı taleptir. Aynı dilekçe içinde birbirine karıştırıldığında, güçlü olan alacak talebi de zayıflar.

Dava Şartı Arabuluculuk Basamağı

7036 sayılı Kanun uyarınca işçi alacaklarına ilişkin taleplerde arabulucuya başvuru dava şartıdır. Bu basamak tamamlanmadan açılan dava usulden reddedilir. Kritik nokta şudur: son tutanakta hangi alacak kalemleri yer almışsa, dava da kural olarak o kalemler üzerinden yürür. Fazla mesai kalemi tutanağa yazılmamışsa dava aşamasında sorun doğar. Buna karşılık haksız fiile dayanan tazminat talepleri bakımından uygulanacak usul ayrıca değerlendirilmelidir.

Mobbing İddiasını Kurmanın Ölçütleri

Mobbing, tek bir olaya değil; sistematik, süreklilik gösteren ve kişiyi işyerinden uzaklaştırmaya yönelik davranış bütününe dayanır. Bu nedenle dilekçede olayların tarih sırasıyla kronolojik olarak yazılması, her olayın tanığı ve belgesiyle eşleştirilmesi gerekir. Görev tanımının fiilen boşaltılması, izin taleplerinin sürekli reddi, ulaşılamayacak hedefler belirlenmesi ve yazılı savunma isteklerinin sıklaşması gibi olgular somut biçimde ortaya konmalıdır. 6331 sayılı Kanun kapsamındaki işverenin koruma yükümlülüğü de bu tartışmanın bir parçasıdır.

Fazla Çalışmanın İspatı

  1. İşyeri giriş çıkış kayıtları ve turnike verileri istenir.
  2. Puantaj ve bordroların imzalı olup olmadığı kontrol edilir.
  3. Kurumsal e-posta ve mesajlaşma kayıtlarının gönderim saatleri delil olarak derlenir.
  4. Aynı dönemde çalışan tanıkların çalışma düzeni hakkında beyanı alınır.
  5. Bordroda fazla mesai tahakkuku görünüyorsa, buna karşı hangi delillerle itiraz edileceği belirlenir.

Muhatabı Doğru Seçmek

4857 sayılı Kanuna tabi çalışanlar bakımından uyuşmazlık iş mahkemesinin görev alanındadır. Buna karşılık kamu görevlisi statüsündeki kişilerin benzer nitelikteki şikâyetleri idari yol ve idari yargı üzerinden yürür. Alt işveren ilişkisi bulunan işyerlerinde ise hem asıl işverenin hem alt işverenin sorumluluğu değerlendirilmeli, dava husumeti buna göre kurulmalıdır. 5510 sayılı Kanun kapsamındaki hizmet tespiti talepleri ise kuruma ilişkin ayrı bir hattan ilerler.

İstifa Etmeden Önce Düşünülecekler

Baskı altındaki çalışanın kendiliğinden ayrılması, kıdem tazminatı bakımından tartışma yaratabilir. Haklı nedene dayanan fesih iradesinin yazılı olarak ve gerekçesiyle bildirilmesi, sonraki aşamada belirleyici olur. Fesih bildiriminde yer almayan bir gerekçenin sonradan ileri sürülmesi güçtür.

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Çalışma biçimi, kayıtların durumu ve fesih süreci her dosyada farklı bir strateji gerektirdiğinden, başvuru öncesinde somut duruma göre hukuki değerlendirme alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla