Sigortalılık süresinin eksik gösterilmesi, prime esas kazancın düşük bildirilmesi ya da iş kazasının tespitine ilişkin uyuşmazlıklarda tartışma neredeyse her zaman aynı noktaya gelir: iddiayı kim, hangi belgeyle ispatlayacak? 4857, 7036, 5510 ve 6331 ekseninde ilerleyen bu rehber, kurum işlemine karşı başvuru sırasını ispat mantığıyla birlikte ele alır.
Önce hangi kapı çalınır
Kurum işlemine karşı doğrudan dava açmak, çoğu dosyada zaman kaybına dönüşür. Kurum nezdinde itiraz yolu öngörülen hâllerde önce bu aşama tüketilmeli, verilen cevap ve tarihi kayda geçirilmelidir. İşçi ile işveren arasındaki alacak uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartı olarak aranırken, kuruma karşı yürütülen hizmet tespiti nitelikli davalarda bu şart aynı biçimde işlemez. Yanlış varsayım, ya gereksiz bir arabuluculuk süreci ya da usulden ret sonucunu doğurur.
İspatın üç ayağı
- Resmî kayıt: işe giriş bildirgesi, aylık bildirimler, müfettiş raporları, vergi ve ticaret sicili verileri
- İşyeri belgesi: puantaj, ücret bordrosu, banka ödeme kayıtları, servis ve yemek listeleri, kartlı geçiş verileri
- Tanık beyanı: aynı dönemde aynı işyerinde çalıştığı kayıtla doğrulanabilen kişiler; komşu işyeri çalışanlarının beyanı destekleyici değer taşır
Hizmet tespitine ilişkin dosyalarda tanık beyanının tek başına değil, kayıtla desteklendiğinde sonuç doğurduğu unutulmamalıdır. İş kazası iddialarında ise 6331 kapsamındaki risk değerlendirmesi, eğitim kayıtları ve ekipman tutanakları, kusur dağılımını belirleyen asıl belgelerdir.
Adım adım dosya kurgusu
- Çalışılan dönem, ay ay tabloya dökülür ve kurum kaydıyla karşılaştırılır; boşluklar işaretlenir.
- Her boşluk için hangi belgenin hangi kurumdan isteneceği belirlenir; celp talepleri dilekçeye baştan yazılır.
- İşverenin kapanmış olması ihtimaline karşı arşiv ve devir kayıtlarının izi sürülür.
- Tanık listesi, aynı dönem kaydıyla eşleştirilerek sunulur.
- Bilirkişi incelemesi öncesinde itiraz edilecek noktalar önceden not edilir.
Usule aykırı işlemin bedeli
En sık görülen kayıp, kuruma yapılan itirazın tarihsiz veya kayıtsız bir kanaldan yapılması ve sonradan ispat edilememesidir. İkincisi, dava dilekçesinde dönemin genel ifadelerle belirtilmesi; tarih aralığı netleşmediğinde talep sonucu da belirsiz kalır. Üçüncüsü, bilirkişi raporuna itiraz için verilen sürenin geçirilmesi ve rapordaki hesap hatasının hükme esas alınmasıdır.
Son söz
Buradaki anlatım genel bir çerçevedir; sigortalılık türü, çalışma biçimi ve olayın tarihi uygulanacak kuralları değiştirebilir. Elinizdeki belgelerle birlikte erken aşamada hukuki değerlendirme almanız, sonradan telafisi zor eksiklerin önüne geçer.