Kişisel veri süreçlerinde en sık karşılaşılan usul hatası, doğrudan kurula yazılmasıdır. KVKK ve 6698 sayılı düzenleme, şikayetten önce zorunlu bir ön basamak öngörür; 5651 kapsamındaki içerik tedbirleri ise bambaşka bir mecrada yürür.
Kurula Gitmeden Önceki Zorunlu Adım
Aydınlatma yapılmadığı, eksik ya da anlaşılmaz yapıldığı iddiasıyla kurula şikayette bulunabilmek için önce veri sorumlusuna başvurulmuş olması gerekir. Başvuru yazılı olarak veya kurulun belirlediği yöntemlerle yapılır; kimlik bilgileri, talebin konusu ve varsa belgeler açıkça yer almalıdır. Bu basamak atlandığında şikayet, esasa girilmeden usulden reddedilir ve süreç baştan kurulmak zorunda kalır.
Otuz ve Altmış Günlük Sürelerin İşleyişi
Veri sorumlusu, kendisine ulaşan talebi en geç otuz gün içinde sonuçlandırır. Cevap yetersizse ya da hiç verilmemişse, cevabı öğrendiğiniz tarihten itibaren otuz gün ve her halde veri sorumlusuna başvuru tarihinden itibaren altmış gün içinde kurula şikayet yoluna gidilebilir. Bu iki süre birlikte işler; altmış günlük dış sınır dolduktan sonra yapılan şikayet, cevabın geç gelmiş olmasına rağmen süre yönünden değerlendirilir. Bu nedenle başvuru tarihinin belgelenmesi önemlidir.
Şikayet ile İhbar Arasındaki Fark
Kendi verilerinize ilişkin bir talebiniz varsa izlenecek yol şikayettir ve ön başvuru şartına tabidir. Buna karşılık kendi verinizle ilgisi olmayan, genel bir ihlal iddiasını kurula bildirmek istiyorsanız bu bir ihbardır ve ön başvuru aranmaz. İki yolun karıştırılması, dosyanın yanlış kanaldan işleme alınmasına yol açar. Dilekçede hangi sıfatla başvurduğunuzu açıkça belirtmek, bu karışıklığı baştan önler.
Kurul Kararının Yargısal Denetimi
Kurulun verdiği karara katılmıyorsanız, uyuşmazlık idari yargıda görülür. İdari işlemin iptali talebiyle açılacak davada dava açma süresi kararın tebliğinden itibaren işler; sürenin geçirilmesi kararı kesinleştirir. Kararın gerekçesinin tam metnini temin etmeden dava dilekçesi kurmak, iptal sebeplerinin eksik ileri sürülmesine neden olur.
Tazminat Talebi Kurulun Görev Alanında Değildir
Aydınlatma yükümlülüğünün ihlali nedeniyle uğranılan maddi veya manevi zararın tazmini, idari yaptırım sürecinden ayrıdır ve genel mahkemelerde ileri sürülür. Kurulun idari para cezası vermiş olması tazminat hakkını ortadan kaldırmaz; kurulun ceza vermemiş olması da tazminat davasının kesin olarak reddi anlamına gelmez. İki süreç birbirini besleyen ama birbirinin yerine geçmeyen hatlardır.
Bu açıklamalar yol gösterici olup her başvuru kendi belgeleri üzerinden değerlendirilmelidir. Veri sorumlusunun sıfatı ve talebinizin kapsamı süreci değiştirebileceğinden, dilekçenizi hazırlamadan önce hukuki görüş almanız yararlı olacaktır.