İçeriğe geç
AC

Veri İhlalinde Kurula Şikâyet: Ön Başvuru Zorunluluğu ve Kararın İtiraz Mercii

31 Mayıs 2026 Bilişim Hukuku 2 dk okuma 85 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Kişisel verilerinin izinsiz işlendiğini ya da bir ihlalden etkilendiğini öğrenen kişinin karşısında iki ayrı yargı düzeni ve bir idari kurul bulunur. Veri ihlali dosyalarında en yaygın hata, sıranın atlanmasıdır: doğrudan Kurula yapılan şikâyet, esası incelenmeden usul yönünden reddedilebilir.

Sıra Bozulmaz: Önce Veri Sorumlusu

Kurula şikâyet, kural olarak veri sorumlusuna yapılmış bir başvurunun ardından mümkündür. İlgili kişi önce veri sorumlusuna yazılı olarak başvurmalı; talebi reddedilirse, yetersiz yanıt alırsa ya da kanunda öngörülen süre içinde hiç yanıt verilmezse Kurula gidebilir. Bu ön başvuru bir formalite değil, şikâyetin kabul edilebilirlik şartıdır. Başvurunun veri sorumlusuna ulaştığını gösteren kayıt (KEP çıktısı, iadeli taahhütlü tebliğ belgesi veya sistem kaydı) dosyanın en kritik parçasıdır.

İki Ayrı Süre Birlikte İşler

Şikâyet takviminde iki ölçüt birlikte gözetilir: veri sorumlusunun cevabının öğrenildiği tarihten itibaren işleyen süre ve her hâlükârda ön başvuru tarihinden itibaren işleyen üst sınır. Cevap hiç gelmediğinde de takvim durmaz; sessizlik, şikâyet hakkını süresiz hâle getirmez. Bu nedenle ön başvuru günü takvime işlenmeli ve kontrol tarihleri önceden belirlenmelidir.

İhlal Bildirimi ile Şikâyet Aynı Şey Değildir

Veri sorumlusunun ihlali Kurula bildirme yükümlülüğü ile ilgili kişinin şikâyet hakkı birbirinden bağımsızdır. Şirketin bildirim yapmış olması ilgili kişinin başvurusunu gereksiz kılmaz; aynı şekilde ilgili kişinin şikâyeti, veri sorumlusunun kendi yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Dosyada bu iki hattın karıştırılmaması, talep sonucunun doğru kurulması bakımından önemlidir.

Kararın Denetimi Hangi Yargı Düzeninde?

Kurul kararı bir idari işlemdir; bu karara karşı gidilecek yer idare mahkemesidir ve iptal davası süresi idari yargı usulüne tabidir. Buna karşılık ihlalden doğan maddi ve manevi zararın tazmini talebi adli yargıda görülür. Aynı olaydan doğan iki talebi tek dilekçede tek mahkemeye sunmak, dosyanın görev yönünden reddine yol açar. Doğru kurgu şudur:

  1. Veri sorumlusuna yazılı ön başvuru yapılır ve tebliğ belgesi saklanır.
  2. Cevap veya süre sonucuna göre Kurula şikâyet dilekçesi hazırlanır.
  3. Şikâyette hangi işlemin hangi hukuka aykırılığı taşıdığı somutlaştırılır.
  4. Kurul kararına karşı iptal davası idari yargıda açılır.
  5. Zarar talebi için ayrı bir dosya adli yargıda kurulur.

Şikâyeti Güçlendiren Kayıtlar

  • Verinin nerede, hangi tarihte ve hangi biçimde görüldüğüne dair kanıt
  • Aydınlatma metni ve varsa alınan açık rızanın kapsamı
  • Veri sorumlusuyla yapılan tüm yazışma zinciri
  • İhlal nedeniyle uğranılan somut zarara ilişkin belgeler

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. İşleme faaliyetinin hukuki dayanağı ve veri sorumlusunun kimliği değerlendirmeyi değiştirebileceğinden, başvuru öncesinde uzman görüşüne başvurulması yararlı olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla