Boşanma davasında mahkeme, esas hüküm verilinceye kadar geçen sürede tarafların ve çocukların durumunu düzenleyen geçici tedbirlere karar verir. Tedbir nafakası, ortak konutun kime tahsis edileceği, çocukla kişisel ilişki günleri ve mal varlığı üzerine konulan koruma kayıtları çoğu zaman ilk duruşmadan önce, dosya üzerinden belirlenir. Aşağıda bu ara kararlara karşı izlenecek başvuru sırası ve usule aykırı tek bir hamlenin kararı fiilen dokunulmaz hâle getirmesi ele alınmaktadır.
Ara karar mı, nihai hüküm mü?
Geçici tedbirler kural olarak ara karar niteliğindedir ve uyuşmazlığın esasını çözmez. Bu ayrım pratikte belirleyicidir: nihai hükümler için kanun yolu işletilirken, tedbir kararlarında öncelikli yol kararı veren aile mahkemesine yeniden başvurup koşulların değiştiğini ortaya koyarak tedbirin kaldırılmasını veya değiştirilmesini istemektir. HMK, ihtiyati tedbir kararlarına karşı ayrıca itiraz imkânı tanır; itirazın kime, hangi süre içinde ve hangi gerekçeyle yöneltileceği kararın türüne ve tarafın duruşmada dinlenip dinlenmediğine göre değişir.
Başvuru sırasını kurmak
- Kararın tefhim veya tebliğ tarihini ve tutanağa geçen ifadesini birebir tespit edin.
- Karar dosya üzerinden mi yoksa duruşmada mı verildi, taraf dinlendi mi belirleyin.
- İtiraz mı yoksa kaldırma ve değiştirme talebi mi gerektiğini kararın niteliğine göre seçin.
- Dilekçede tedbirin dayandığı olguya karşı somut belge sunun; genel itiraz cümleleri sonuç doğurmaz.
- Ret ihtimaline karşı ikinci talebi hangi yeni olguya dayandıracağınızı baştan planlayın.
Usule aykırı işlem nerede doğuyor
- Ara kararın nihai hüküm sanılıp yanlış kanun yoluna başvurulması
- Nafaka miktarına itiraz edilirken gelir ve gider belgelerinin hiç sunulmaması
- Kişisel ilişki günlerinin fiilen uygulanmadığı hâlin tutanağa bağlanmaması
- Tebligat tarihi dosyadan doğrulanmadan takvim tutulması
- Talebin duruşma gününe bırakılıp aradaki fiilî zararın kayıt altına alınmaması
Tedbir aşamasında delil dengesi
Tedbir incelemesinde mahkeme yaklaşık ispatla yetinir; bu nedenle eksiksiz bir delil dosyası beklenmez, ancak sunulan her belgenin tarih ve kaynak bakımından tutarlı olması gerekir. Banka hareketleri, kira ve fatura ödemeleri, işyeri yazıları, okul ve sağlık kayıtları çoğu zaman iddiadan daha güçlü sonuç verir. TMK ile aile mahkemelerinin kuruluşunu düzenleyen 4787 sayılı Kanun çerçevesinde uzman desteğine başvurulabilen dosyalarda, uzman incelemesi talebinin zamanlaması da başlı başına bir strateji unsurudur.
Kapanış
Geçici tedbirler dava boyunca değiştirilebilir nitelikte olduğundan, ilk karar aleyhe çıktığında dosyayı kapalı saymak yerine değişen koşulları düzenli biçimde kayda geçirmek daha isabetlidir. Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; tarafların geliri, çocuğun durumu ve dosyadaki belgeler sonucu değiştirebileceğinden, adım atmadan önce dosyanın bir avukatla birlikte değerlendirilmesinde yarar vardır.