İçeriğe geç
AC

Mal Rejimi Tasfiyesinde Geçici Tedbir: Malvarlığını Korurken Delili de Kurmak

1 Haziran 2026 Aile Hukuku 2 dk okuma 78 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Mal rejiminden kaynaklanan alacak davalarında en sık yaşanan hayal kırıklığı, yıllar süren yargılamanın sonunda kazanılan kararın karşılıksız kalmasıdır. Çünkü dava sürerken taşınmazlar devredilmiş, hesaplar boşaltılmış olabilir. Bu rehber, tasfiye dosyasında delil kurgusunu geçici koruma tedbirleriyle birlikte planlamaya odaklanır.

Tasfiyede Delil Haritası

Türk Medeni Kanunu edinilmiş mallara katılma rejiminde malvarlığını kişisel mal ve edinilmiş mal olarak ayırır. Dolayısıyla dosyanın omurgası, her bir malın hangi tarihte, hangi kaynakla edinildiğini gösteren belge zinciridir. Tapu kayıtları, banka hesap hareketleri, kredi sözleşmeleri, araç tescil kayıtları ve şirket pay defteri bu haritanın parçalarıdır. Evlilik tarihi ile edinim tarihi arasındaki ilişki kurulamadığında, en haklı talep bile hesaplanamaz hâle gelir.

Kişisel Mal İddiasını Kim İspatlar?

Bir malın kişisel mal olduğunu ileri süren taraf bunu ispatlamakla yükümlüdür. Miras yoluyla gelen, evlilik öncesinde edinilen ya da karşılığı kişisel maldan ödenen değerler için kaynağın izinin sürülebilmesi gerekir. Uygulamada en zorlayıcı hâl, kişisel maldan gelen paranın ortak hesapta karışması ve ardından yeni bir mal alınmasıdır; burada ödeme akışını gösteren dekont zinciri, sözlü beyandan çok daha ağır basar.

Malvarlığının Kaçırılmasına Karşı Koruma

Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamındaki ihtiyati tedbir ile para alacakları bakımından başvurulan ihtiyati haciz farklı kurumlardır ve şartları da farklıdır. Tasfiye alacağı henüz hesaplanmamışken taşınmaz üzerine konulacak bir aile mahkemesi tedbiri, devri fiilen zorlaştırır. Talep edilirken yaklaşık ispat düzeyinde de olsa somut veri sunulmalıdır: satış ilanı, emlak yazışması, vekâletname çıkarılması gibi kaçırma emaresi taşıyan hareketler dilekçede gösterilmelidir.

Tedbir Talebini Yanlış Yere Yöneltmek

Aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda 4787 sayılı Kanun uyarınca aile mahkemeleri görevlidir. Buna rağmen taşınmaz üzerindeki koruma talepleri kimi zaman doğrudan tapu müdürlüğüne dilekçe verilerek çözülmeye çalışılır; idari birim, mahkeme kararı olmaksızın kayıt üzerinde kısıtlama yapmaz. Aynı şekilde boşanma davasının açıldığı yer ile tasfiye davasının görüleceği yer her zaman örtüşmez. Yetki ve görev konusundaki bu karışıklık, tedbir kararının alınmasını haftalarca geciktirebilir.

Zamanlamayı Doğru Kurmak

  1. Boşanma davası ile tasfiye talebinin hangi sırayla ileri sürüleceği belirlenir.
  2. Malvarlığı araştırması için kurumlardan bilgi talep edilmesi istenir.
  3. Riskli görülen mallar için koruma tedbiri öncelikli olarak talep edilir.
  4. Değer tespiti için gereken bilirkişi incelemesinin zamanı planlanır.
  5. Karar sonrası icra aşaması baştan öngörülerek belge eksikleri tamamlanır.

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır. Evlilik tarihi, uygulanan mal rejimi ve malların edinim biçimi sonucu kökten değiştirebileceğinden, kendi dosyanız için ayrıntılı hukuki değerlendirme alınması gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla