Nafakaya hükmedilmesi ile nafakanın tahsili iki ayrı iştir. Aile mahkemesinden çıkan karar elinizde olsa bile, ödeme yapılmıyorsa artık muhatabınız mahkeme değil, icra teşkilatıdır. Bu rehber TMK ve HMK çerçevesinde verilmiş nafaka kararlarının icra edilebilirliğini, merci hatalarını merkeze alarak inceler.
Nereye Başvurulur: Aile Mahkemesi mi, İcra Dairesi mi?
Ödenmeyen nafaka için aile mahkemesine yazılan dilekçe icra sonucunu doğurmaz. Kesinleşmiş veya icra edilebilir nitelikteki nafaka kararına dayanarak icra dairesinde ilamlı takip başlatılır. Ara karar niteliğindeki tedbir nafakası da kararın icra edilebilirliği kapsamında takibe konulabilir. Karar örneğinin mahkemeden icra edilebilirlik kaydıyla alınmaması, takibin en başında tıkanmasına yol açar.
Yetkili İcra Dairesi
Nafaka alacaklısının bulunduğu yer ile borçlunun yerleşim yeri farklıysa yetki tartışması doğar. Nafaka davalarında alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili kabul edilmesi, tahsil aşamasında da alacaklıyı gözeten bir yaklaşımın kapısını aralar; ancak borçlunun malvarlığının bulunduğu yer pratikte tahsil hızını belirler. Maaş haczi hedefleniyorsa işverenin bulunduğu yer, taşınmaz haczi hedefleniyorsa tapu kaydının bulunduğu yer öncelikli düşünülmelidir.
Borçlu İtiraz Ederse Hangi Mahkeme?
İlamlı takipte borçlu, borcun ödendiğini veya zamanaşımını ancak belgeye dayanarak ileri sürebilir ve bu itirazlar icra mahkemesinde incelenir. Nafakanın miktarının fazla olduğu yönündeki iddia ise icra dosyasının konusu değildir; bunun için aile mahkemesinde nafakanın indirilmesi davası açılması gerekir. İki yolun karıştırılması, borçlu tarafında hem takibin durmamasına hem de indirim talebinin gecikmesine neden olur.
Ödememenin Cezai Boyutu
- Nafaka hükmüne uymayan borçlu hakkında icra ceza mahkemesine şikâyette bulunulabilir.
- Şikâyet süreye tabidir; ödeme yapılmayan dönemin tespiti icra dosyasındaki hesapla desteklenir.
- Şikâyet yolu, alacağın tahsilini kendiliğinden sağlamaz; haciz işlemleri paralel yürütülmelidir.
- Borcun ödenmesi hâlinde ceza sonuçlarının düşmesi mümkündür; bu, tahsil baskısı bakımından işlevseldir.
Yurt Dışı Unsurlu Dosyalarda Ek Adım
Borçlu yurt dışında yaşıyorsa, önce kararın ilgili ülkede tanınması veya tenfizi gerekebilir; Türkiye'de başlatılan takip, yurt dışındaki gelir ve malvarlığına doğrudan uzanmaz. Tersi durumda, yabancı mahkemeden alınmış nafaka kararının Türkiye'de icrası için tanıma ve tenfiz davası açılması ve bu davanın görevli mahkemede görülmesi gerekir. Bu adım atlanarak doğrudan icra dairesine yapılan başvuru reddedilir.
Nafaka dosyalarında biriken alacak büyüdükçe tahsil zorlaşır; bu nedenle ilk ödemenin aksadığı ay harekete geçmek, yıllar sonra toplu tahsil denemesinden daha etkilidir. Yukarıdaki bilgiler geneldir ve kararın türü, kesinleşme durumu ile tarafların ikametine göre değişebilir; dosyanız için hukuki değerlendirme almanız önerilir.