İçeriğe geç
AC

Velayet Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme: Süre Hesabında Kritik Noktalar

19 Haziran 2026 Aile Hukuku 2 dk okuma 101 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Velayete ilişkin uyuşmazlıklarda tarafların en çok tartıştığı konu esasa ilişkin olsa da, dosyaların önemli bir kısmı esasa girilmeden önce görev ve yetki nedeniyle zaman kaybeder. Yanlış mahkemede açılan bir dava, çocuk yönünden fiilî durumun uzun süre değişmeden kalması sonucunu doğurur. 4721 sayılı TMK, 6100 sayılı HMK ve 4787 sayılı Kanun çerçevesinde velayet dosyalarında görev–yetki analizini ve sürelerin nasıl işlediğini ele alıyoruz.

Görev: Aile Mahkemesi Ekseni

Aile hukukundan doğan uyuşmazlıklar, aile mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemede görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde ise bu sıfatla görevlendirilen asliye hukuk mahkemesi devreye girer. Görev kuralı kamu düzenine ilişkindir; taraflar anlaşarak değiştiremez ve mahkeme yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alır. Velayetle birlikte nafaka, kişisel ilişki veya tedbir talepleri ileri sürüldüğünde de bütünün aynı mahkemede görülmesi hedeflenir.

Yetki: Hangi Yer Mahkemesi?

Velayet talebinin boşanma davası içinde mi yoksa bağımsız bir dava olarak mı ileri sürüldüğü yetkiyi doğrudan etkiler. Boşanma davasının içindeki velayet talebi, boşanma davasının yetki kuralına tabi olur. Boşanmadan sonra velayetin değiştirilmesi istendiğinde ise çocuğun menfaati ve fiilî yaşam merkezi öne çıkar. Bu nedenle dava açılmadan önce çocuğun yerleşim yerinin nüfus ve adres kayıtlarıyla, okul kaydıyla ve varsa sağlık kayıtlarıyla belgelenmesi, yetki itirazına karşı ilk savunmayı oluşturur.

Velayette "Süre" Nasıl İşler?

Velayet, kesin hüküm etkisi bakımından diğer davalardan ayrılır: koşullar değiştiğinde yeniden değerlendirme istenebilir. Ancak bu esneklik, her talebin sınırsız zamanda ileri sürülebileceği anlamına gelmez. Kararın tebliğinden itibaren işleyen kanun yolu süreleri kaçırıldığında mevcut karar kesinleşir ve sonraki talep artık "değişiklik" talebi haline gelir; bu da ispat yükünü ağırlaştırır. Ara kararlara ve tedbir niteliğindeki düzenlemelere karşı öngörülen süreler ayrıca takip edilmelidir.

Yetkisizlik Kararından Sonraki Tuzak

  1. Yetkisizlik veya görevsizlik kararı verildiğinde dosya kendiliğinden gitmez; kanunda öngörülen süre içinde başvuru yapılması gerekir.
  2. Bu süre kaçırılırsa dava açılmamış sayılır ve baştan başlanır.
  3. Karar tebliğ edilmişse süre tebliğden, edilmemişse kanunun aradığı andan işler; hangi ihtimalin geçerli olduğu dosyadan kontrol edilmelidir.
  4. Bu aşamada verilen tedbirlerin akıbeti ayrıca sorulmalı, çocuk yönünden boşluk oluşmaması sağlanmalıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Çocuğun yaşı, tarafların yerleşim yerleri ve dosyadaki tedbir kararları görev–yetki değerlendirmesini değiştirebileceğinden, dava yolu seçilmeden önce dosyaya özgü bir inceleme yapılması gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla