İçeriğe geç
AC

Çek ve Senette Yetki İtirazı: Hangi Mahkeme, Hangi Belgeyle Kanıtlanır?

14 Haziran 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 95 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Kambiyo senedine dayalı uyuşmazlıklarda taraflar çoğu kez esasa hazırlanır, ancak dosya yetki tartışmasında düğümlenir. Bu rehber, çek ve senet uyuşmazlıklarında yetki itirazının nasıl ispatlanacağını ve itirazın hangi anda dinlenemez hale geldiğini TTK, TBK ve 6102 çerçevesinde inceler.

Yetkiyi Belirleyen Bağlantı Noktaları

Kambiyo senetlerinde yetki, senedin üzerindeki kayıtlarla doğrudan ilişkilidir. Ödeme yeri, keşide yeri, muhatap bankanın şubesi ve borçlunun yerleşim yeri farklı mahkemeleri işaret edebilir. Senette ödeme yeri gösterilmemişse kanun tamamlayıcı bir kural öngörür; bu nedenle ilk iş, senedin ön ve arka yüzünün eksiksiz okunması ve her kaydın hangi bağlantı noktasını doğurduğunun ayrı ayrı not edilmesidir.

İtirazı Destekleyen Delil Seti

  • Senedin aslına uygun, ciro zincirini de gösteren okunaklı sureti
  • Muhatap bankanın karşılıksızlık şerhi ve şube bilgisini içeren kaydı
  • Borçlunun yerleşim yerini gösteren adres kaydı ve tebligat evrakı
  • Taraflar arasında yetki sözleşmesi varsa, imzalı asıl metin ve tacir sıfatına ilişkin sicil kaydı
  • Senedin doğduğu temel ilişkiyi gösteren sözleşme, fatura ve teslim belgeleri

Yetki Sözleşmesinin Sınırı

Ticari hayatta sözleşmelere sıkça konan yetki kayıtları, tarafların sıfatına göre farklı sonuç doğurur. Tacirler ve kamu tüzel kişileri bakımından geçerli sayılabilen bir kayıt, tüketici konumundaki bir tarafa aynı şekilde dayatılamaz. Bu yüzden yetki itirazı hazırlanırken karşı tarafın sıfatı, sicil kaydı ve işin ticari işletmeyle ilgisi belgeye bağlanmalıdır. Sıfat tartışması ispatlanamadığında, sözleşmedeki kayıt tek başına sonuç doğurmaz.

İtirazın Zamanı: Neden Sonradan Dinlenmez?

Yetki, ilk itirazlar arasında yer alır ve usul hukukunda belirlenen aşamada, gerekçesiyle ve yetkili yer açıkça gösterilerek ileri sürülmediğinde dinlenmez hale gelir. "Yetkiye itiraz ediyoruz" biçiminde, hangi mahkemenin yetkili olduğunu göstermeyen bir beyan, çoğu zaman itirazın reddiyle sonuçlanır. Takip hukukunda ise itirazın süresi ödeme emrinin tebliğine bağlıdır; tebliğ tarihi hatalı hesaplandığında hem yetki hem borca itiraz aynı anda kaybedilir.

Pratik Uyarı

Yukarıdaki değerlendirme genel niteliktedir; senedin türü, ciro zinciri ve tarafların ticari sıfatı sonucu değiştirir. Elinizde tebliğ almış bir ödeme emri veya dava dilekçesi varsa, itiraz süresi kısa işlediğinden belgelerinizi gecikmeden bir hukukçuya inceletmeniz uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla