Genel kurul kararlarından doğan uyuşmazlıklarda taraflar çoğu kez iki soruyu aynı anda çözmek zorunda kalır: iddia hangi belgeyle ispatlanacak ve bu iddia hangi merci önüne taşınacak? TTK ve TBK ekseninde şekillenen bu alanda, esas sözleşmedeki tahkim kaydının kapsamı ile toplanan delilin niteliği birbirini doğrudan etkiler.
Tahkim Kaydı Hangi Talepleri Kapsar?
Esas sözleşmeye konulan tahkim şartı, kural olarak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği uyuşmazlıklar bakımından işler. Genel kurul kararının iptali gibi şirketin ve tüm pay sahiplerinin hukuki durumunu etkileyen taleplerde kaydın kapsamı tartışmalıdır. Bu nedenle dosya açılmadan önce esas sözleşme metni, tahkim kaydının yazıldığı madde, kaydın hangi tadille eklendiği ve o tadile muhalefet edilip edilmediği ayrı ayrı incelenmelidir.
Delil Nerede Duruyor?
Genel kurul uyuşmazlıklarında delilin büyük bölümü şirketin kendi kayıtlarındadır: çağrının yapılış biçimi, gündem ilanı, hazır bulunanlar listesi, temsil belgeleri, toplantı tutanağı ve muhalefet şerhi. Bu belgelerin bir kısmı yalnızca şirket nezdinde bulunduğundan, karşı tarafın elindeki belgenin sunulmasına ilişkin usul imkanları baştan planlanmalıdır. Tutanağa geçirilmemiş bir itirazın sonradan tanık beyanıyla ispatı çoğunlukla mümkün olmaz; muhalefetin toplantı anında yazılı hale getirilmesi bu yüzden belirleyicidir.
İspat Yükünü Doğru Dağıtmak
Çağrı usulüne aykırılık iddiasında ağırlık, usulün gereğine uygun yapıldığını gösterme yükünü şirkete kaydırır. Buna karşılık kararın iptalini gerektiren somut bir menfaat ihlali ileri sürülüyorsa, bu ihlali gösteren mali tablolar, karşılaştırmalı pay değerleri veya işlem kayıtları davacı tarafından sunulmalıdır. Aynı dosyada iki farklı ispat mantığının yürüdüğü unutulmamalıdır.
Yanlış Merci Seçiminin Somut Bedeli
Tahkim kaydı geçerliyken mahkemeye başvurulması halinde karşı taraf ilk itiraz olarak tahkim itirazında bulunabilir; tersi durumda ise hakem kararının iptali gündeme gelir. Her iki ihtimalde de kaybedilen yalnızca zaman değildir: genel kurul kararlarının iptalinde öngörülen süre kısa olduğundan, yanlış mercide geçen süreçte hak düşürücü sürenin dolması riski doğar. Bu nedenle mercii tartışması, dava dilekçesi yazılmadan önce sonuçlandırılmalıdır.
Dosya Açılmadan Önce Kontrol Edilecekler
- Esas sözleşmenin toplantı tarihinde yürürlükte olan hali temin edildi mi?
- Tahkim kaydının konusu ve kapsamı yazılı olarak yorumlandı mı?
- Muhalefet şerhi tutanağa geçirildi ve nüshası alındı mı?
- Çağrı ilanı ile toplantı arasındaki takvim belgelerle kurgulandı mı?
- Talep, iptal mi butlan tespiti mi olarak kurulacak; delil listesi buna göre ayrıştırıldı mı?
Buradaki değerlendirmeler genel nitelikte olup her şirketin pay yapısı, esas sözleşme metni ve toplantı geçmişi sonucu değiştirebilir. Kararın hangi merci önünde tartışılacağına ilişkin tercih yapılmadan önce dosyanın bir hukukçu tarafından bütün olarak incelenmesi yerinde olur.