İçeriğe geç
AC

Genel Kurul Kararının İptalinde Dava Şartı ve Üç Aylık Pencere

26 Mayıs 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 74 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Anonim veya limited şirkette alınan bir genel kurul kararına itiraz edilmesi, sıradan bir ticari alacak uyuşmazlığından farklı işler. Hem başvurulacak mahkeme hem de dava öncesi zorunlu adımlar bakımından ayrı bir rejim geçerlidir. Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuğun her hâlde dava şartı olduğu varsayımı, bu dosya türünde gereksiz gecikme yaratır.

Arabuluculuk Dava Şartı Bu Davada Aranır mı

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat istemleri bakımından arabulucuya başvurulmasını dava şartı olarak düzenler. Genel kurul kararının iptali ise para alacağına ilişkin olmayan, yenilik doğuran nitelikte bir istemdir. Bu nedenle kararın iptali talebi ile birlikte bir para alacağı da isteniyorsa, iki talebin usulü ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Uygulamada zaman kaybının önemli bölümü bu ayrımın atlanmasından kaynaklanır.

Süre ve Dava Açabilecek Kişiler

İptal davası için kanun, karar tarihinden itibaren işleyen üç aylık bir süre öngörür. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve uzatılamaz. Davacı sıfatı da sınırlıdır: toplantıda hazır bulunup karara olumsuz oy veren ve muhalefetini tutanağa geçirten pay sahibi ile kanunda sayılan diğer hâllerdeki pay sahipleri ve yönetim kurulu bu davayı açabilir. Muhalefetin tutanağa yazdırılmamış olması, birçok dosyada esasa girilmeden sonuç doğurur.

İptal Sebebinin Somutlaştırılması

  1. Çağrının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı: ilan, gündem ve süreye ilişkin kayıtlar.
  2. Gündeme bağlılık ilkesinin ihlali: görüşülen konu ile ilan edilen gündemin karşılaştırılması.
  3. Toplantı ve karar nisaplarının hesabı: hazır bulunanlar listesi ve pay defteri kayıtları.
  4. Temsil ve vekâletnamelerin geçerliliği.
  5. Dürüstlük kuralına aykırılık ve azınlık haklarının zedelenmesi iddiasının gerekçelendirilmesi.

Yürütmenin Ertelenmesi ve Tescil Riski

Dava açılması kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Tescile tabi bir karar söz konusuysa, sicile işlenmesinden sonra doğacak sonuçları geriye almak güçleşir. Bu nedenle dilekçede kararın icrasının geri bırakılmasına yönelik talebin ayrıca ve gerekçeli biçimde yer alması; teminat konusunun baştan hesaplanması gerekir.

Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır. Şirket türü, esas sözleşme hükümleri ve toplantı tutanağının içeriği sonucu belirleyici biçimde etkiler. Üç aylık süre kısa olduğundan, karar alındıktan sonra vakit geçirmeden hukuki değerlendirme yapılması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla