Ortaklar arasındaki gerilimin mahkeme yerine tahkimle çözülmesi, hız ve gizlilik açısından cazip görünür. Ancak TTK ve TBK ekseninde bakıldığında her şirket içi uyuşmazlık tahkime elverişli değildir ve yanlış kurgulanmış bir tahkim şartı, tarafları hem zaman hem hak kaybına uğratır. Bu rehber, tahkim yolunda karşılaşılan usule aykırı işlem risklerini ele alıyor.
Tahkime elverişlilik: nereye kadar?
Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği, iki tarafın iradesine bağlı uyuşmazlıklar tahkime elverişlidir. Ortaklar arasındaki pay devri, hissedarlar sözleşmesinden doğan taahhütler ve rekabet etmeme yükümlülüğü bu alana girer. Buna karşılık şirketin tüzel kişiliğini ve üçüncü kişileri doğrudan etkileyen bazı talepler bakımından tahkimin sınırı tartışmalıdır. Bu ayrımın sözleşme yazılırken netleştirilmesi, sonradan yetki tartışmasıyla kaybedilecek ayları önler.
Tahkim şartını yazarken belirlenmesi gereken başlıklar
- Tahkimin kurumsal mı yoksa arızi mi yürüyeceği
- Hakem sayısı ve seçim usulü; taraflar anlaşamazsa devreye girecek mekanizma
- Tahkim yeri, yargılama dili ve uygulanacak usul kuralları
- Gizlilik yükümlülüğünün kapsamı ve süresi
- Geçici hukuki korumaya hangi mercie başvurulacağı
Esas sözleşme ile pay sahipleri sözleşmesi arasındaki çatlak
Uygulamada sık görülen bir sorun, tahkim şartının yalnızca ortaklar arasındaki özel sözleşmede yer alması, esas sözleşmede bulunmamasıdır. Bu durumda talebin hangi metne dayandığı, tahkim itirazının kabul edilip edilmeyeceğini belirler. Aynı olay örgüsü için bir kısım talep mahkemede, bir kısmı tahkimde görülmek zorunda kalabilir. İki metnin uyumlu yazılması, bu bölünmeyi baştan engeller.
Yargılama sırasında dikkat edilecek usul noktaları
Tahkim yargılamasında da eşit muamele ve hukuki dinlenilme hakkı esastır. Delil sunma sürelerine uyulmaması, karşı tarafa cevap imkânı tanınmaması veya hakemin tarafsızlığını gölgeleyecek bir ilişkinin açıklanmaması, sonraki aşamada iptal sebebi olarak öne sürülebilir. Hakem heyetinin yetkisi konusundaki itirazın ilk fırsatta yapılması gerekir; geciken itiraz genellikle dinlenmez.
Karardan sonra: iptal davası ve icra
Hakem kararına karşı öngörülen yol, esasın yeniden incelenmesi değil sınırlı sebeplerle iptal davasıdır ve bu dava kısa bir süreye tabidir. Karar iptal edilmezse icra edilebilirliğinin tespiti için mahkemeye başvurulur. Bu iki adımın takvimi baştan planlanmadığında, lehe alınmış bir karar pratikte uygulanamaz hale gelebilir.
Bu içerik genel çerçeve sunmak için hazırlanmıştır. Şirketinizin esas sözleşmesi ve ortaklık yapısına göre izlenecek yol değişeceğinden, tahkim şartı düzenlenmeden önce hukuki görüş alınması tavsiye edilir.