Haksız fiilden doğan zararlarda dosyanın kaderini iki tercih belirler: kime yöneleceğiniz ve ne zaman harekete geçeceğiniz. İhbarın yanlış kişiye yapılması ya da sorumluluğun tek bir kişiye indirgenmesi, esasen haklı bir talebi sonuçsuz bırakabilir.
İhbar Neye Yarar, Neye Yaramaz?
Uygulamada "ihtarname çektim" cümlesi genellikle sürecin tamamlandığı izlenimi verir. Oysa ihbarın işlevi sınırlıdır ve amacına göre değişir:
- Zararın ve talebin karşı tarafa bildirilmesi, temerrüdün doğması bakımından önemlidir.
- Ayıptan doğan sorumlulukta ihbar, hakkın korunması için gerekli olabilir; bu yönüyle TKHK kapsamındaki ilişkilerde ayrı bir işlev görür.
- Buna karşılık ihbar, kural olarak zamanaşımını kesmez. Sadece ihtar çekip beklemek, en sık rastlanan hak kaybı biçimidir.
Sorumluyu Doğru Adreslemek
TBK sistematiğinde zarar veren tek muhatap olmayabilir. Aynı olayda birden fazla sorumluluk kaynağı devreye girebilir: fiili işleyenin kişisel sorumluluğu, işverenin adam çalıştıran sıfatıyla sorumluluğu, yapı malikinin veya hayvan bulunduranın sorumluluğu, araç işletenin sorumluluğu ve varsa sigorta şirketine yöneltilecek talepler. Davayı yalnızca ödeme gücü olmayan bir kişiye yöneltmek, kazanılmış ama tahsil edilemeyen bir hüküm doğurur. Bu nedenle dava dilekçesi yazılmadan önce sorumluluk haritası çıkarılmalıdır.
İki Ayrı Zamanaşımı Saati
Haksız fiilde biri öğrenmeye bağlı kısa, diğeri fiilin gerçekleşmesine bağlı uzun olmak üzere iki süre birlikte işler. Kısa sürenin başlangıcı için hem zararın hem failin öğrenilmiş olması aranır; failin kim olduğu sonradan ortaya çıkmışsa başlangıç buna göre kayar. Ayrıca fiil aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı öngörülüyorsa, tazminat talebi bakımından bu daha uzun süre uygulanabilir. Bu ihtimal çoğu zaman gözden kaçar ve dosyayı süre yönünden kurtarabilecek bir argümanı boşa çıkarır.
Davanın Üçüncü Kişiye İhbarı
HMK'nın öngördüğü davanın ihbarı kurumu, taraf sıfatı taşımayan ancak sonuçtan etkilenecek kişileri sürece dahil etmeyi sağlar. Kendisine rücu edilebilecek kişi ya da sigortacı varsa, ihbar yapılmaması sonraki rücu davasında ciddi savunmalarla karşılaşılmasına yol açar. İhbar dilekçesi, ihbar edilenin dosyayı takip edebilmesini sağlayacak açıklıkta yazılmalı ve mahkeme aracılığıyla tebliğ ettirilmelidir.
Bilgilendirme
Buradaki açıklamalar genel bir çerçeve sunar; olayın niteliği, zararın türü ve tarafların sıfatı hem muhatabı hem süreyi değiştirebilir. Talebinizi ileri sürmeden önce dosyanızı bir hukukçuya inceletmeniz, sonradan telafisi güç kayıpları önler.