İçeriğe geç
AC

Haksız Fiil Tazminatında Zamanaşımı ve Zorunlu Ön Başvuru Tuzağı

6 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 3 dk okuma 85 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

Haksız fiilden doğan zararın tazmininde iki teknik nokta, çoğu dosyanın sonucunu belirler: zamanaşımı süresinin hangi andan itibaren işlediği ve dava açmadan önce zorunlu bir başvurunun bulunup bulunmadığı. İkisi de kaçırıldığında, kusuru tartışmasız bir olayda dahi talep esasa girilmeden reddedilebilir.

İki Yıl mı, On Yıl mı, Daha Uzun mu?

Türk Borçlar Kanunu, haksız fiilden doğan tazminat istemini zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıllık ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıllık zamanaşımına bağlamıştır. Kritik istisna şudur: fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, tazminat talebi bakımından da bu uzun süre uygulanır. Bu nedenle olay, önce ceza hukuku yönünden nitelendirilmelidir; "süre geçti" varsayımıyla vazgeçilen birçok talep aslında hâlâ dava edilebilir durumdadır. Ayrıca zararın devam ettiği veya sonradan ağırlaştığı hâllerde öğrenme anının tespiti ayrı bir tartışma konusudur.

İhtar Gerekli mi?

Sözleşmesel taleplerin aksine, haksız fiilde borçlu kural olarak fiil tarihinden itibaren temerrüde düşmüş sayılır; faizin işlemesi için ayrıca ihtar çekilmesi gerekmez. Yine de ihtarname iki açıdan yararlıdır: karşı tarafın olayı ve talebi öğrendiği anı belgeler, sigorta veya kurum başvurularında dosyayı hazırlar. İhtarın hukuken zorunlu olmadığı bir yerde "önce ihtar çekelim" diyerek beklemek ise yalnızca süre kaybettirir.

Zorunlu Ön Başvuru Gerektiren Tipik Hâller

  • Trafik kazası kaynaklı zararlar: zorunlu mali sorumluluk sigortasından kaynaklanan taleplerde, dava açılmadan önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması ve şirketin cevabı için öngörülen sürenin beklenmesi gerekir. Bu adım atlanırsa dava, dava şartı yokluğundan reddedilir. Başvuru sonrası uyuşmazlık, Sigorta Tahkim Komisyonu'na veya mahkemeye taşınabilir; ikisi arasındaki seçim hız ve karar rejimi açısından farklıdır.
  • Kamu hizmetinin yürütülmesinden doğan zararlar: kamu hastanesindeki bir uygulamadan ya da idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan zararlarda yol adli yargı değil idari yargıdır; idareye ön başvuru yapılması ve tam yargı davası açılması gerekir. Aynı olay özel bir sağlık kuruluşunda gerçekleşmişse dava genel mahkemede görülür. Bu ayrım, en sık merci hatasının kaynağıdır.
  • İş kazası niteliğindeki olaylar: görevli mahkeme iş mahkemesidir; genel mahkemede açılan dava görevsizlikle sonuçlanır.

Zarar Kalemlerini Ayrı Ayrı Kurun

  1. Fiili zarar: onarım, tedavi, ulaşım ve bakım giderleri belgelerle.
  2. Kazanç kaybı: geçici iş göremezlik dönemi ve varsa sürekli kayıp, gelir belgeleriyle desteklenerek.
  3. Destekten yoksun kalma: ölümle sonuçlanan olaylarda, desteğin varlığı ve süresi ayrıca ortaya konur.
  4. Manevi tazminat: olayın gelişimi, tarafların kusuru ve sosyal-ekonomik durum gerekçelendirilerek talep edilir.

Müteselsil Sorumluluğu Gözden Kaçırmayın

Zarara birden fazla kişi sebep olmuşsa ya da istihdam eden, araç işleteni gibi sorumluluk sıfatları varsa, talep yalnızca doğrudan faile yöneltilmemelidir. Tahsil kabiliyeti yüksek sorumluların davaya dâhil edilmesi, kazanılan bir hükmün kâğıt üzerinde kalmasını önler.

Buradaki değerlendirmeler genel niteliktedir; olayın gerçekleşme biçimi, sorumlunun statüsü ve zararın türü hem süreyi hem görevli mercii değiştirebileceğinden, talep hazırlanmadan önce dosyanın hukuken nitelendirilmesi önemlidir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla