İçeriğe geç
AC

Sözleşme İhlalinde Görevli ve Yetkili Mahkeme: Delil Planı ve Usul Hatası Riski

6 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 63 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Bir sözleşmenin ihlal edildiği tartışmasız olsa bile, dosyanın sonucunu çoğu zaman esasa ilişkin tartışma değil, davanın hangi mahkemede ve hangi usulle açıldığı belirler. Bu rehber, TBK ve HMK ekseninde sözleşme ihlali iddiasının görev-yetki analizini ve delil kurgusunun bu analizle birlikte nasıl planlanacağını ele alır.

Görev ile Yetki Aynı Kavram Değildir

Görev, uyuşmazlığın hangi tür mahkemeye ait olduğunu; yetki ise hangi yerdeki mahkemenin bakacağını gösterir. Taraflar tacirse ve uyuşmazlık ticari nitelikteyse asliye ticaret mahkemesi, bir tüketici işlemi söz konusuysa tüketici mahkemesi, bunların dışındaki hallerde ise asliye hukuk mahkemesi gündeme gelir. Görev kuralları kamu düzenindendir; hakim resen gözetir ve taraf iradesiyle değiştirilemez.

Yetkiyi Belirleyen Bağlama Noktaları

  • Genel kural: davalının yerleşim yeri mahkemesi
  • Sözleşmeden doğan davalarda ayrıca: sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi
  • Birden fazla davalı varsa: herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesi
  • Yalnızca tacirler ve kamu tüzel kişileri arasında geçerli biçimde kurulabilen yetki sözleşmesi

Yetki kaydının sözleşme metninde yer alması tek başına yeterli değildir; tarafların sıfatı ve kaydın geçerlilik koşulları ayrıca denetlenir. Tacir sıfatı bulunmayan tarafla yapılan yetki kaydı sonuç doğurmaz.

Usule Aykırı İşlem Riski En Çok Nerede Doğuyor

Sözleşme dosyalarında en sık görülen usul hatası, zorunlu arabuluculuk basamağının atlanmasıdır. Ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır; bu adım tamamlanmadan açılan dava usulden reddedilir. İkinci sık hata, ihlalin karşı tarafa usulüne uygun şekilde bildirilmemesi, yani temerrüt ihtarının ya hiç gönderilmemesi ya da tebliğinin belgelenememesidir.

Delil Planını Yetki Analiziyle Birlikte Kurmak

İfa yeri yetkisine dayanılacaksa, ifa yerini gösteren belgeler daha dilekçe aşamasında dosyaya girmelidir: teslim tutanakları, irsaliyeler, montaj veya kabul kayıtları, ödeme yeri bilgileri. Sözleşme ihlalinde ispat yükü kural olarak ihlali ileri süren taraftadır; bu nedenle yazışmalar tarih sırasına dizilmeli, elektronik yazışmaların kaynağı ve bütünlüğü tartışmaya açık hale gelmeden kayıt altına alınmalıdır. Senetle ispat kuralları nedeniyle, belirli bir değeri aşan sözleşme ilişkilerinde yalnızca tanık beyanına dayanmak ciddi bir zafiyet yaratır.

Yanlış Mahkemeye Başvurulmuşsa

Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verildiğinde dava kendiliğinden sona ermez; kanunda öngörülen süre içinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmelidir. Bu talep süresinde yapılmazsa dava açılmamış sayılır ve bu arada işleyen zamanaşımı bakımından ağır sonuçlar doğabilir. Bu nedenle görevsizlik ihtimali baştan öngörülüp takvime bağlanmalıdır.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sözleşmenin tipi, tarafların sıfatı ve ifa yeri değiştiğinde yukarıdaki analiz de değişir; dosyanızın özel koşulları için bir hukukçudan görüş alınması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla