Sözleşme ihlallerinde davanın kaderi, çoğu zaman dava açılmadan önce yazılan tek bir yazıda belirlenir. TBK'nın temerrüt ve ifa hükümleri, HMK'nın ispat düzeni ve tüketici işlemleri bakımından TKHK'nın koruyucu kuralları birlikte değerlendirildiğinde, ihtarın zamanı, içeriği ve gönderim biçimi başlı başına bir strateji konusu hâline gelir. Bu rehber, ihlalin fark edilmesinden dava veya arabuluculuk aşamasına geçilene kadarki dönemi ele alır.
İhtar Gerekli mi, Değil mi?
Her sözleşmeye aykırılık hâlinde ihtar zorunlu değildir. Borcun ifa edileceği gün taraflarca birlikte belirlenmişse ya da sözleşmede ihtara gerek olmadığı kararlaştırılmışsa, borçlu sürenin dolmasıyla temerrüde düşebilir. Buna karşılık vadenin belirsiz olduğu ilişkilerde ihtar, temerrüdün başlangıç anını ve dolayısıyla faizin işlemeye başladığı tarihi belirler. Bu nedenle ilk soru şudur: bu sözleşmede temerrüt kendiliğinden mi doğuyor, yoksa bir bildirime mi bağlı?
İhtarın İçeriğinde Bulunması Gerekenler
- Hangi sözleşmeye, hangi tarihli edime dayanıldığının açıkça belirtilmesi
- Talebin ölçülebilir biçimde yazılması: tutar, miktar, teslim yeri ve tarihi
- İfa için verilen sürenin uygun ve net olması
- Süre sonunda kullanılacak seçimlik hakkın önceden bildirilmesi
- Muhatabın doğru unvan ve adresle gösterilmesi
Ayıp İhbarı Ayrı Bir Takvimdir
Teslim edilen malın ayıplı olduğu durumlarda, temerrüt ihtarından bağımsız olarak ayıbın bildirilmesi gerekir. Açık ayıplarda muayene ve bildirim beklenirken, gizli ayıplarda süre ayıbın ortaya çıkmasına bağlı olarak işler. Tüketici işlemlerinde ise TKHK, tüketici lehine ayrı bir koruma düzeni öngörür. Bu ayrımın atlanması, esasen haklı olan tarafın seçimlik haklarını kullanamaz hâle gelmesine yol açabilir.
Gönderim Biçimi ve İspat
İhtarın hukuki gücü kadar, ulaştığının kanıtlanabilmesi de önemlidir. Noter aracılığıyla gönderim, hem içeriği hem tebliğ tarihini birlikte belgelediği için en güvenli seçenektir. Kayıtlı elektronik posta, taraflar arasında bu yöntemin kabul edildiği ilişkilerde işlevseldir. Sıradan e-posta ve mesajlaşma uygulamaları ise tek başına yeterli olmayabilir; bu kanallar kullanılacaksa yazışmanın bütünlüğünü koruyacak bir kayıt düzeni kurulmalıdır.
Yazışmadan Sonraki Aşama
İhtara cevap gelmezse ya da yetersiz kalırsa, uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olup olmadığı kontrol edilmelidir. Kapsamdaki bir uyuşmazlıkta doğrudan açılan dava usulden reddedilir ve boşa geçen bu süre çoğu zaman en pahalı gecikme kalemi olur.
Genel Değerlendirme
Buradaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır; sözleşmenin türü ve tarafların sıfatı, ihtarın gerekliliğini ve içeriğini değiştirebilir. Yazıyı göndermeden önce metnin bir hukukçu tarafından gözden geçirilmesi, sonraki aşamalarda karşılaşılabilecek itirazları belirgin biçimde azaltır.