Sözleşmeden doğan alacaklarda kaybedilen hakların önemli bölümü, hukuki gerekçe zayıf olduğu için değil, süre dolduğu için kaybedilir. TBK ve HMK çerçevesinde bu rehber, ihbar ve ihtar yazışmalarının zamanaşımına etkisini ve müzakere ile dava arasında karar vermeyi ele alır.
Sürenin Başlangıcını Yanlış Belirlemek
Zamanaşımı hesabında ilk soru, alacağın hangi anda muaccel olduğudur. Vadeli bir borçta vade tarihi, işin teslimine bağlı bir borçta teslim, dönemsel edimlerde ise her dönemin kendi vadesi esas alınır. Aynı sözleşmeden doğan farklı kalemlerin farklı sürelere tabi olabileceği de gözden kaçar; asıl alacak ile faiz, cezai şart ve ayıptan doğan talepler ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Bu nedenle dosyanın başında kalem bazında bir vade tablosu çıkarılması gerekir.
Hangi İşlem Zamanaşımını Keser?
Yaygın bir yanılgı, karşı tarafa gönderilen her yazının süreyi kestiğidir. Kural olarak borçlunun borcu ikrar etmesi, kısmi ödeme veya faiz ödemesi, teminat verilmesi ile alacaklının dava açması, icra takibi başlatması gibi işlemler süreyi keser. Buna karşılık tek başına gönderilen bir hatırlatma yazısı ya da e-posta trafiği bu sonucu doğurmaz. Öte yandan arabuluculuk sürecinin başlamasının zamanaşımı üzerindeki etkisi ayrıca düzenlenmiştir; bu nedenle müzakere yolu tercih edilecekse sürecin resmî kanaldan başlatılması korumayı güçlendirir.
İhtar Metnini İşlevsel Yazmak
- Alacağın dayanağı olan sözleşme ve tarih açıkça belirtilir
- Talep edilen tutar anapara, faiz ve diğer kalemler ayrılarak gösterilir
- Ödeme için makul ve belirli bir süre tanınır
- Sürenin sonunda başvurulacak yol açıkça yazılır
- Tebliğ edilebilir bir adrese, doğrulanabilir kanaldan gönderilir
Müzakere Etmek mi, Takip Başlatmak mı?
Borçlunun ödeme niyetini gösteren yazılı bir taahhüdü varsa müzakere makuldür; bu taahhüt aynı zamanda ikrar niteliğiyle alacaklının konumunu güçlendirir. Buna karşılık borçlunun malvarlığını azaltma emaresi, sık adres değişikliği veya başka alacaklıların takip başlatması söz konusuysa beklemek maliyetlidir. Ayrıca tüketici işlemi niteliğindeki bir ilişkide TKHK kapsamındaki özel kurallar ve başvuru mercileri devreye gireceğinden, ilişkinin ticari mi tüketici işlemi mi olduğu baştan belirlenmelidir.
Uygulama Sırası
- Kalem bazında vade ve süre tablosu hazırlanır.
- Süreyi kesen bir işlem olup olmadığı belgeyle doğrulanır.
- İhtar gönderilir ve tebliğ belgesi saklanır.
- Tanınan süre sonunda takip veya dava kararı gecikmeden verilir.
Bu metin genel bilgilendirme sunar. Süre hesabı sözleşme türüne göre değiştiğinden, tereddüt hâlinde belgelerinizle birlikte bir hukukçuya danışmanız yerinde olur.