İçeriğe geç
AC

Sözleşme İhlalinde Yorum Farkı: İhtar, Fesih ve Talep Kurgusu

19 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 77 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Ticari veya bireysel sözleşmelerde uyuşmazlıkların önemli kısmı, tarafların aynı maddeyi farklı anlamasından doğar. Bu rehber, ihlal iddiasının ileri sürülmesinde sözleşme yorumunun nasıl kurulacağına ve bu kurgunun başvuru adımlarını nasıl belirlediğine odaklanır.

Yorumun Başladığı Yer: Gerçek İrade

TBK, sözleşmelerin yorumunda tarafların kullandığı sözcüklere değil, gerçek ve ortak iradelerine bakılmasını esas alır. Bu ilke, uyuşmazlıkta hangi delillerin toplanacağını doğrudan belirler:

  • Sözleşme öncesi yazışmalar, teklif ve karşı teklifler,
  • Taslak metinlerdeki değişiklik izleri ve hangi maddenin kimin ısrarıyla değiştiği,
  • Sözleşmenin fiilen nasıl uygulandığını gösteren faturalar, teslim tutanakları, ödeme geçmişi.

Tarafların yıllarca belirli bir uygulamayı sürdürmesi, maddenin nasıl anlaşıldığına dair en güçlü göstergelerden biridir.

Aleyhe Yorum ve Genel İşlem Koşulları

Metni tek taraflı hazırlayan tarafın aleyhine yorum yapılması, matbu sözleşmelerde belirleyicidir. Karşı tarafa müzakere imkânı tanınmadan dayatılan ve dürüstlük kuralına aykırı biçimde karşı tarafın aleyhine olan koşullar, genel işlem koşulu denetimine tabidir. Sözleşmenin tüketici işlemi niteliği taşıdığı hâllerde TKHK'nın haksız şart denetimi ayrıca devreye girer ve haksız görülen şart karşı tarafı bağlamaz. Bu nedenle ilk adım, metnin müzakere edilip edilmediğinin belgeyle ortaya konmasıdır.

İhtarname: Sonucu Belirleyen Belge

İhlal iddiasında ihtarname yalnızca bir uyarı değil, sonraki tüm talepleri kilitleyen belgedir. Hatalı yazılmış ihtar, haklı tarafı borçlu duruma düşürebilir. Dikkat edilmesi gerekenler:

  1. İhlalin hangi maddeye aykırılık oluşturduğu açıkça yazılır.
  2. Verilen süre, edimin niteliğine uygun ve makul olmalıdır.
  3. Sürenin sonunda hangi hakkın kullanılacağı (aynen ifa, dönme, fesih, tazminat) seçilerek belirtilir.
  4. İhtar noter aracılığıyla gönderilerek tebliğ tarihi belgelendirilir.

Sürekli edimli sözleşmelerde "fesih", ani edimli sözleşmelerde "dönme" sonuç doğurur; ikisinin karıştırılması talep edilecek tazminatın kapsamını değiştirir.

Dava Öncesi Zorunlu Aşama

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartıdır; başvurulmadan açılan dava HMK uyarınca usulden reddedilir. Arabuluculuk son tutanağının aslı dilekçeye eklenmeli, tutanak tarihinden itibaren dava açma için tanınan süre takvime işlenmelidir. Bu aşamada anlaşma sağlanırsa düzenlenen belge icra edilebilirlik bakımından güçlü bir sonuç doğurur.

Zamanaşımı ve Talep Türü Seçimi

Sözleşmeden doğan alacaklarda kural olarak on yıllık genel zamanaşımı uygulanır; kira, ücret gibi dönemsel edimlerde ve bazı özel ilişkilerde ise beş yıllık süre gündeme gelir. Alacağın tutarı henüz belirlenemiyorsa belirsiz alacak davası, tutar biliniyorsa tam eda davası tercih edilir; yanlış tercih hem harç hem de zamanaşımının kesilme kapsamı bakımından sonuç doğurur. Bu seçim dilekçe yazılmadan önce yapılmalıdır.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve fiili uygulama geçmişi sonucu değiştirdiğinden, ihtar göndermeden önce metnin bir hukukçu tarafından incelenmesi önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla