Sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların önemli bir bölümü, tarafların metni farklı okumasından kaynaklanır. Bir hükmün cezai şart mı yoksa götürü tazminat mı olduğu, teslim tarihinin kesin vade sayılıp sayılmayacağı ya da sorumluluğu sınırlayan kaydın geçerli olup olmadığı, tazminat talebinin akıbetini belirler. Bu nedenle dilekçe yazmadan önce yapılacak iş, sözleşmenin nasıl yorumlanacağını ortaya koymaktır.
Talebin Hukuki Temelini Netleştirin
Türk Borçlar Kanunu bakımından sözleşmenin yorumunda tarafların gerçek ve ortak iradesi esas alınır; kullanılan yanlış nitelendirme bağlayıcı değildir. Bu ilke, metinde farklı bir başlık kullanılmış olsa bile talebin doğru temele oturtulabilmesine imkân verir. Talep; ifa, dönme, ayıba ilişkin seçimlik haklar veya temerrüt sebebiyle tazminat başlıklarından hangisine dayandırılacaksa, sonuçları baştan hesaplanmalıdır.
Yorum Uyuşmazlığında Dayanılacak Belgeler
- Sözleşme öncesi teklif, şartname ve yazışmalar
- Tarafların sözleşmeyi uygulama biçimini gösteren fatura ve teslim kayıtları
- Ek protokoller ve değişiklik yazıları
- Aynı taraflar arasındaki önceki işlemlerin seyri
- Genel işlem koşulu niteliğindeki metinlerde karşı tarafa bilgi verildiğini gösteren kayıtlar
İhtar Aşamasını Atlamayın
Borçlunun temerrüde düşürülmesi gereken hallerde, ihtar çekilmeden açılan dava esastan zayıflar. İhtarda verilen sürenin makul olması, talebin miktar ve kapsamının açıkça gösterilmesi gerekir. İhtar aynı zamanda karşı tarafın cevabını kayda geçirdiği için, sonraki aşamada yorum tartışmasında güçlü bir delil oluşturur.
Süre Türlerini Karıştırmayın
Uygulamada en ağır kayıplar, zamanaşımı ile hak düşürücü sürenin aynı sanılmasından doğar. Zamanaşımı bir def’idir ve ileri sürülmedikçe dikkate alınmaz; hak düşürücü süre ise kendiliğinden gözetilir ve dolduğunda talep hakkı tümüyle ortadan kalkar. Ayıp ihbarının gecikmesi, seçimlik hakkın kullanılmaması ya da bildirim yükümlülüğünün ihlali gibi haller bu ikinci kategoriye girebilir. Sözleşmede kararlaştırılan başvuru süreleri de ayrıca kontrol edilmelidir.
Dava Öncesi Zorunlu Aşamalar
Ticari nitelikteki alacak ve tazminat taleplerinde arabuluculuk dava şartıdır; bu aşama tamamlanmadan açılan dava usulden reddedilir. Tüketici işlemi söz konusuysa TKHK çerçevesinde başvuru mercii ve parasal sınırlar ayrıca değerlendirilir. HMK bakımından delillerin dilekçeler aşamasında gösterilmesi zorunluluğu da unutulmamalı, sonradan sunum ihtimaline güvenilmemelidir.
Bu metin genel çerçeveyi anlatmak için hazırlanmıştır. Sözleşmenin lafzı ve tarafların uygulaması sonucu değiştirdiğinden, talep ileri sürülmeden önce metnin bütün olarak incelenmesinde yarar vardır.