İçeriğe geç
AC

Tazminat Talebinde Yetkili Mahkeme Seçimi: Sözleşme mi Haksız Fiil mi?

1 Nisan 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 75 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Tazminat davalarında dilekçe yazılmadan önce yapılması gereken ilk iş, talebin hukuki niteliğini belirlemektir. Zira aynı olaydan doğan zarar, sözleşmeye aykırılık olarak da haksız fiil olarak da nitelendirilebilir; bu tercih yetkili mahkemeyi, zamanaşımını, ispat yükünü ve temerrüt anını birlikte değiştirir.

Nitelendirme Yetki Seçeneklerini Belirler

Genel yetki kuralı uyarınca dava, davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Buna ek olarak:

  • Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkilidir.
  • Haksız fiilden doğan davalarda fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği veya meydana gelme ihtimalinin bulunduğu yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri seçimlik olarak yetkilidir.
  • Birden fazla davalı varsa, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde dava açılabilir; ancak davanın sırf yetki oluşturmak amacıyla o kişiye yöneltildiği anlaşılırsa itiraz gündeme gelir.

Görev bakımından genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir; taraflardan biri tüketici ise veya ilişki ticari nitelikteyse görev değişir.

İhbar ve Temerrüdün Faize Etkisi

Sözleşmesel taleplerde borçlunun temerrüde düşürülmesi kural olarak ihtar ile gerçekleşir ve faiz bu tarihten itibaren işlemeye başlar. İfa zamanı sözleşmede belirlenmişse ihtara gerek olmayabilir. Haksız fiil hâlinde ise faiz kural olarak zararın doğduğu tarihten işler. Dolayısıyla ihtarın tarihi, tutarı ve muhatabı yalnızca bir nezaket adımı değil, alacağın miktarını doğrudan etkileyen bir usul işlemidir. İhtarın noter aracılığıyla veya KEP üzerinden gönderilmesi, tebliğ tarihinin ispatını sağlar.

Talep Türünün Seçimi: Belirsiz Alacak, Kısmi Dava, Islah

  1. Zararın miktarı davanın açıldığı anda tam olarak belirlenemiyorsa belirsiz alacak davası değerlendirilir; ancak miktarın belirlenebilir olduğu hâllerde bu tercih hukuki yarar yokluğu itirazına açıktır.
  2. Kısmi dava tercihinde, dava dışı bırakılan kısım için zamanaşımının işlemeye devam ettiği unutulmamalıdır.
  3. Islah, tahkikat aşamasında bir kez kullanılabilen bir imkândır; bilirkişi raporundan sonra yapılacak artırımın zamanlaması bu nedenle planlanmalıdır.

Zamanaşımı Def'i Karşısında Hazırlık

TBK'da sözleşmeye aykırılık ile haksız fiil için farklı zamanaşımı rejimleri öngörülmüştür; haksız fiilde süre, zarar görenin zararı ve failini öğrendiği tarihe bağlı olarak işler. Fiil aynı zamanda suç teşkil ediyorsa ceza zamanaşımının uygulanması gündeme gelebilir. Bu nedenle nitelendirme, yalnızca yetki için değil, davanın süresinde açılıp açılmadığı için de belirleyicidir.

Dava Öncesi Kontrol

  • Ticari nitelikteki para alacaklarında arabuluculuk dava şartının işletilip işletilmediği
  • Sözleşmedeki yetki ve tahkim kayıtlarının varlığı
  • Zararı gösteren fatura, ekspertiz raporu ve yazışmaların tarih sırasına dizilmesi
  • Delil tespiti talebinin dava öncesinde gerekip gerekmediği

Yukarıdaki değerlendirmeler genel niteliktedir; sözleşme hükümleri ve zararın doğuş biçimi tabloyu değiştirebilir. Dilekçenizi hazırlamadan önce nitelendirme tercihini bir hukukçuyla birlikte netleştirmenizde yarar vardır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla