Hesabına erişemeyen bir kişinin ilk yapması gereken şey dilekçe yazmak değil, kısıtlamanın kaynağını doğru teşhis etmektir. Uygulamada birbirine karıştırılan üç ayrı durum vardır: bankanın kendi mevzuatı gereği uyguladığı işlem, idari nitelikte bir tedbir ve adli merci kararına dayanan elkoyma. Üçünün itiraz yolu, mercii ve süresi farklıdır; yanlış kapıya yapılan başvuru hem zaman hem de savunma avantajı kaybettirir.
Blokenin Kaynağını Teşhis
5411 sayılı Bankacılık Kanunu ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun, bankalara müşterini tanı, şüpheli işlem bildirimi ve kayıt saklama yükümlülükleri getirir. Bu yükümlülükler kapsamında yapılan işlemler ile savcılık talimatına ya da hâkim kararına dayanan elkoyma birbirinden ayrılmalıdır. Bu nedenle ilk adım, bankadan kısıtlamanın hangi belgeye dayandığının yazılı olarak sorulmasıdır. Dayanak belge öğrenilmeden yapılan her başvuru tahmine dayanır.
Elkoyma Kararı ve İtiraz Mercii
Banka hesapları ve alacaklar üzerinde elkoyma, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda sayılan katalog suçlarla sınırlı olarak ve ağır ceza mahkemesinin oy birliğiyle vereceği kararla mümkündür; suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması da bu katalogda yer alır. Karar bu usule uygun verilmemişse itiraz dilekçesinin ilk başlığı doğrudan usul olur. İtiraz, kararı veren merciye sunulur ve kanunda gösterilen mercide incelenir. Ayrıca soruşturma sırasında elkonulan değerlerin bir bölümünün geçim ve zorunlu giderler için serbest bırakılması talebi ayrıca kurulabilir.
Görevli Ceza Mahkemesi Nasıl Belirlenir
Aklama suçu bakımından görevli mahkeme, isnadın kapsamına ve öngörülen ceza aralığına göre belirlenir. Dosyada öncül suç olarak nitelikli dolandırıcılık gibi ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suç bulunuyorsa, dosyaların birlikte değerlendirilmesi gündeme gelir. Bu nedenle savunma kurulurken yalnızca aklama isnadı değil, öncül suç iddiasının niteliği de incelenmelidir; ikisi arasındaki bağın kurulup kurulmadığı esasa ilişkin en önemli tartışma başlığıdır.
Bankaya Karşı Hukuk Yolu
- Kısıtlama adli bir karara dayanmıyorsa, banka ile arasındaki sözleşme ilişkisine dayalı talepler gündeme gelir.
- Görevli mahkeme, hesabın bireysel veya ticari nitelikte olmasına göre değişir.
- Uğranılan zarar için talep, kısıtlamanın süresi ve kapsamı belgelenerek somutlaştırılmalıdır.
- İdari yaptırım niteliğindeki işlemler bakımından idari yargı yolu ayrıca değerlendirilir.
İlk Hafta İçinde Yapılacaklar
- Bankadan kısıtlamanın dayanağı yazılı olarak istenir.
- Hesap hareketleri, gelen ve giden tüm transferler tarih sırasıyla çıkarılır.
- Her transferin ekonomik gerekçesi belgeye bağlanır.
- Adli dayanak varsa dosya numarası öğrenilir ve kısıtlama kararının usulü incelenir.
- İtiraz ve talep dilekçeleri için ayrı takvim kurulur.
Bu açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır. Kısıtlamanın kaynağı, isnat edilen suç ve dosyanın aşaması izlenecek yolu tümüyle değiştirebileceğinden, dayanak belge öğrenilir öğrenilmez hukuki değerlendirme yapılması önerilir.