Banka ya da kripto platformunda beklenmedik bir hesap blokesi ile karşılaşmak, çoğu zaman bir kara para aklama incelemesinin veya şüpheli işlem bildiriminin sonucudur. 5411, 5549 sayılı kanunlar, SPK'nın kripto varlıklara ilişkin düzenlemeleri ve TCK'nın 282. maddesi bir arada değerlendirildiğinde, blokenin kaynağını doğru okumak ilk iştir.
Blokenin Kaynağını Belirlemek
Hesap blokesi; bir savcılık ya da mahkeme kararına, idari bir tedbire ya da kurumun kendi risk politikalarına dayanabilir. Kaynağı bilmeden yapılan itiraz sonuçsuz kalır. Bu nedenle önce blokenin adli mi yoksa idari mi olduğu, hangi merciin işlem yaptığı öğrenilmelidir.
İşlemin Meşru Kaynağını Göstermek
- Paranın giriş kaynağını gösteren sözleşme, fatura ve banka kayıtları
- Kripto işlemlerinde alış-satış geçmişi ve cüzdan hareketlerinin izlenebilirliği
- Vergisel yükümlülüklerin yerine getirildiğini gösteren belgeler
Kara para incelemelerinde belirleyici olan, varlığın meşru bir ekonomik faaliyete dayandığının izlenebilir biçimde ortaya konmasıdır. Belgelenmeyen nakit girişleri en çok soru işareti doğuran kalemdir.
Adli Blokede İzlenecek Yol
Bloke bir koruma tedbiri niteliğindeyse, buna karşı ilgili mercie itiraz edilir. TCK'nın 282. maddesi kapsamındaki bir soruşturmada, kişinin öncül suçla bağlantısının bulunup bulunmadığı ve elkoymanın ölçülülüğü tartışılır. Delil değeri kalmayan tutarlar için kısmi çözüm talep edilebilir.
Kurum Kaynaklı Blokede
5549 sayılı Kanun kapsamındaki yükümlü kurumlar, şüpheli işlem bildiriminde bulunabilir. Bloke kurum politikasına dayanıyorsa, önce kuruma başvurup gerekçe istenmeli; giderilmezse ilgili düzenleyici otorite ve yargı yolu değerlendirilmelidir.
Hesap blokeleri kaynağına göre tümüyle farklı işler; adli ve idari yollar karıştırılmamalıdır. Bloke öğrenildiğinde gecikmeden bir hukukçuya danışmak önemlidir.