Banka hesabına ya da kripto varlık hesabına erişimin aniden kapanması, çoğu zaman hangi mekanizmanın devrede olduğunun bilinmemesi nedeniyle yanlış adımlarla karşılanır. Blokenin kaynağı bankanın kendi risk politikası olabileceği gibi, 5549 sayılı Kanun kapsamındaki bir işlem ya da soruşturma dosyasından verilmiş bir elkoyma kararı da olabilir. Her birinin itiraz yolu ve süresi farklıdır; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, sermaye piyasası mevzuatındaki kripto varlık düzenlemeleri ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunundaki aklama hükümleri bu haritayı birlikte oluşturur.
İlk Soru: Kısıtlamayı Kim Koydu
Şüpheli işlem bildirimi sonrası uygulanan bir tedbir ile mahkeme kararına dayanan elkoyma birbirinden tamamen ayrıdır. Bankaya gönderilen itiraz dilekçesi, adli mercie ait bir karara karşı sonuç doğurmaz. Bu nedenle önce kısıtlamanın dayanağı yazılı olarak sorulmalı, dosya numarası ve karar tarihi öğrenilmelidir. Bu bilgi olmadan yapılan her başvuru boşa gider.
- Bankadan blokenin dayanağına ilişkin yazılı bilgi talep edilir.
- Soruşturma dosyası varsa numarası ve yetkili başsavcılık tespit edilir.
- Kararın tebliğ edilip edilmediği kontrol edilir.
- Hesaptaki paranın kaynağına ilişkin belgeler eş zamanlı toplanır.
Paranın Kaynağını Belgelemek
Aklama tartışmasında savunmanın merkezinde varlığın meşru kaynağı yer alır. Maaş bordroları, satış sözleşmeleri, tapu ve araç devir belgeleri, ticari faturalar ve vergi beyannameleri kronolojik biçimde dizilmelidir. Kripto varlık işlemlerinde ise platform çıktıları, cüzdan adresleri ve transfer zinciri okunabilir bir tabloya dönüştürülmelidir. Dağınık ekran görüntüleri yerine tarih sırasına göre kurulmuş bir akış, incelemeyi yürüten mercie somut bir zemin sunar.
İtiraz Yolu ve Zaman Baskısı
- Kararın niteliği belirlenir: idari tedbir mi, adli koruma tedbiri mi.
- Adli tedbirse itirazın yöneltileceği hakimlik ve süre tespit edilir.
- İtiraz dilekçesine kaynak belgeleri ve ölçülülük değerlendirmesi eklenir.
- Reddedilmesi halinde yeni delillerle yenilenmiş talep gündeme alınır.
- Ticari faaliyetin durması gibi ağır sonuçlar ayrıca somutlaştırılır.
Usul Hatasının Doğurduğu Kayıp
Süresi içinde itiraz edilmemesi, tedbirin soruşturma boyunca sürmesi anlamına gelir ve bu süre aylarla ölçülebilir. Bir diğer yaygın hata, ifade vermeden önce hesap hareketlerine ilişkin açıklamanın hazırlanmamasıdır. Ayrıca üçüncü kişilere ait paraların aynı hesapta tutulmuş olması, savunmayı gereksiz yere zorlaştırır.
Finansal kısıtlamalarda her dosyanın dayanağı ve tarafları farklıdır; burada anlatılanlar genel bir yönlendirmedir. Hesabınıza ilişkin karar metni görülmeden yapılacak yorumlar yanıltıcı olabileceğinden, süre işlemeye başlamadan hukuki destek almanız önemlidir.