Aklama şüphesiyle bir banka hesabının kullanılamaz hale gelmesi, çoğu zaman kişiye önce mobil bankacılıkta beliren kısa bir uyarıyla duyurulur. Bu aşamada yapılan en maliyetli hata, işlemin hangi hukuki temele dayandığı belirlenmeden dilekçe yazılmasıdır. Yanlış nitelendirmeyle, yanlış mercie ve yanlış sürede yapılan başvuru esasa hiç girilmeden usulden reddedilir; bu arada süre de tükenmiş olur.
Önce Blokenin Kaynağını Ayırın
Uygulamada sürekli birbirine karıştırılan işlemler aslında farklı rejimlere tabidir: 5549 sayılı Kanun kapsamında şüpheli işlem bildirimi sonrası işlemin askıya alınması, yürüyen bir ceza soruşturmasında CMK hükümlerine göre verilen elkoyma kararı ve bankanın 5411 sayılı Kanundan doğan yükümlülükleri gerekçesiyle uyguladığı kendi kısıtlaması. Bunların itiraz mercii, başvuru dili ve süresi aynı değildir. Bu ayrım netleşmeden yazılan dilekçe, doğru argümanları yanlış makama anlatır.
İlk 72 Saatte Yapılması Gerekenler
- Bankadan işlemin dayanağının yazılı olarak bildirilmesini isteyin; sözlü bilgi dosyaya delil olmaz.
- Ceza soruşturması varsa dosya numarasını ve kısıtlama kararı olup olmadığını öğrenin.
- Bloke tarihinden önceki hesap hareketlerinin dökümünü, kısıtlama genişlemeden temin edin.
- Blokelenen bakiyenin kaynağını gösteren belgeleri (satış sözleşmesi, ücret bordrosu, tapu, fatura) tek klasörde toplayın.
Usule Aykırı İşlem Nerelerde Doğuyor
Bu dosya tipinde usul hataları genellikle üç noktada birikiyor. Birincisi, tebligatın kişiye değil yalnızca kuruma yapılması nedeniyle sürenin ne zaman işlemeye başladığının tartışmalı kalması. İkincisi, elkoyma kararına karşı yapılacak itirazın hem süresinde hem de yetkili sulh ceza hâkimliğine yöneltilmesi gereğinin gözden kaçması. Üçüncüsü ise talep sonucunun ölçülebilir yazılmaması: "blokenin kaldırılması" gibi genel bir talep yerine, hangi hesaptaki hangi tutarın hangi gerekçeyle serbest bırakılmasını istediğinizi ayrı kalemler halinde belirtmek gerekir.
Kaynak Belgelendirmesinin İspat Mantığı
Aklama iddiasının kalbinde paranın öncül suçtan geldiği varsayımı yer alır. TCK'nın aklama suçunu düzenleyen hükümleri bakımından savunmanın gücü, bakiyeyi meşru bir iktisadi olaya bağlayabilmenizden gelir. Bu nedenle belge sunumu tarih sırasına göre değil, para hareketi zincirine göre kurgulanmalıdır: kaynak işlem, transfer aracı, hesaba giriş ve varsa sonraki kullanım. Zincirin bir halkası eksikse, o boşluğu açıkça belirtip tamamlama takvimi vermek, boşluğu görmezden gelmekten daha güvenlidir.
Kısa Bir Uyarı
Buradaki anlatım genel bir yol haritasıdır; her dosyada blokenin dayanağı, soruşturmanın aşaması ve hesabın niteliği farklı sonuçlar doğurur. Kendi durumunuza uygun süre hesabı ve itiraz stratejisi için dosyanızı bir hukukçuyla birlikte değerlendirmenizde yarar vardır.