Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama iddiası, soruşturma aşamasında dahi kişinin ekonomik faaliyetini durduran sonuçlar doğurur. 5411 ve 5549 sayılı kanunlar, sermaye piyasası ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarına ilişkin düzenlemeler ile TCK'nın 282. maddesi birlikte uygulandığında, tedbir kararları hızlı; itiraz süreleri ise kısadır. Bu rehber, savcılık aşamasındaki zaman planına odaklanır.
Sürecin Nasıl Başladığını Anlamak
Aklama soruşturmaları çoğu zaman şüpheli işlem bildirimiyle başlar. Bankalar ve yükümlü sayılan diğer kuruluşlar, belirli kalıplara uyan işlemleri MASAK'a bildirmekle yükümlüdür. Bildirim tek başına suç isnadı anlamına gelmez; ancak inceleme sonucunda savcılığa suç duyurusunda bulunulabilir. Şüphelinin ilk öğrendiği an genellikle hesabına erişemediği andır ve bu noktada dosyanın hangi aşamada olduğunun tespiti önceliklidir.
Hesap Bloke ve El Koyma Ayrımı
Uygulamada birbirine karıştırılan iki durum vardır. Kuruluşun kendi mevzuatı gereği işlemi geçici olarak askıya alması ile hâkim kararına dayalı el koyma birbirinden farklıdır. İkincisinde ortada yargısal bir karar bulunur ve bu karara karşı itiraz yolu açıktır. Bu nedenle ilk yapılacak iş, bankadan veya hizmet sağlayıcıdan işlemin dayanağının yazılı olarak istenmesidir. Dayanak öğrenilmeden itiraz dilekçesi doğru mercie yöneltilemez.
Yedi Günlük İtiraz Penceresi
Taşınmazlara, hak ve alacaklara el koyma kararlarına karşı CMK'nın genel itiraz rejimi uygulanır ve süre, kararın öğrenilmesi ya da tebliğinden itibaren yedi gündür. İtirazda tartışılacak temel noktalar şunlardır:
- Öncül suçun somut olarak gösterilip gösterilmediği; aklama isnadının dayandığı temel suçun belirsiz kalması
- El konulan değer ile isnat edilen fiil arasındaki bağın kurulup kurulmadığı
- Tedbirin kapsamının ölçüsüz genişlikte olması, örneğin ilgisiz hesapları da kapsaması
- Üçüncü kişilere ait malvarlığının iyiniyet korumasına rağmen tedbire dâhil edilmesi
Kripto Varlıklarda Ek Belirsizlikler
Kripto varlıklara ilişkin işlemlerde dosyanın teknik yönü ağır basar. Cüzdan adresleri arasındaki hareketin kime ait olduğu, borsa hesap kayıtları ve KYC belgeleriyle eşleştirilmeden sonuç çıkarılamaz. Zincir üzerindeki bir adresin şüpheli bir adresle temas etmesi, tek başına o kişinin bilerek hareket ettiğini göstermez. Savunmada bu ayrımın teknik raporla desteklenmesi, kastın bulunmadığı iddiası bakımından belirleyici olabilir.
İfade ve Belge Hazırlığı
Savcılık ifadesi öncesinde para hareketlerinin kaynağını gösteren belgeler derlenmelidir: satış sözleşmeleri, fatura ve dekontlar, gelir beyanları ve varsa kredi kayıtları. Aklama isnadında savunmanın merkezinde, malvarlığının meşru kaynağının izlenebilir biçimde gösterilmesi yer alır. Belgesiz sözlü açıklamalar bu tür dosyalarda ikna edici olmaz.
Bu alandaki soruşturmalar hem ceza hukuku hem finansal mevzuat bilgisi gerektirir ve tedbirlere itiraz süresi yalnızca birkaç gündür. Hesap hareketlerine erişimin kısıtlandığını fark eden kişinin, dayanağı öğrenmek ve süreyi korumak için gecikmeden bir avukatla çalışması uygun olur.