Dijital varlık vaadiyle yürütülen kripto dolandırıcılığı olaylarında en kritik aşama, kaybedilen paranın hangi cüzdan ve hesaplar üzerinden hareket ettiğinin, yani paranın izlenmesinin ortaya konmasıdır. Bu süreç aklama suçuna ilişkin düzenlemeler ve mali mevzuatla iç içe yürür.
İlk Aşamada İşlem Kayıtlarını Dondurmak
Şüphe uyandığı anda, transfer yapılan platform ve banka hesaplarına ilişkin tüm kayıtlar toplanmalı; işlem hash bilgileri, cüzdan adresleri ve para gönderim dekontları saklanmalıdır. Bu veriler sonradan yeniden üretilemeyeceği için ekran görüntüsü ve dışa aktarım birlikte yapılmalıdır.
Toplanması gereken temel veriler
- Gönderim yapılan cüzdan adresleri ve işlem kimlikleri
- Banka havale/EFT dekontları ve alıcı hesap bilgileri
- Platformla yapılan yazışmalar ve reklam içerikleri
- Yatırım vaadini içeren mesaj ve grup kayıtları
Savcılığa Başvuru ve MASAK Boyutu
Şikâyet dilekçesinde, dolandırıcılığın yanı sıra elde edilen değerlerin aklanmasına ilişkin şüphe de ortaya konmalıdır. Suç gelirlerinin izlenmesine yönelik mevzuat, para hareketlerinin bankalar ve ödeme kuruluşları üzerinden takibine imkân tanır. Hesaplara tedbir konulması talebi erken aşamada dile getirilmelidir.
Sınır Ötesi Transferlerin Zorluğu
Kripto işlemleri çoğunlukla yurt dışı borsalar üzerinden gerçekleşir. Bu durumda ilgili platformdan kullanıcı bilgisi ve işlem geçmişinin istenmesi, uluslararası adli iş birliği kanallarını gerektirebilir. Sürecin uzayabileceği baştan öngörülmelidir.
Zararın Belgelenmesi ve Talepler
Kaybedilen tutarın net biçimde hesaplanması, hem ceza sürecinde hem olası tazminat taleplerinde temel oluşturur. Tarih, kur ve tutar bilgileri tek bir tabloda toplanmalıdır.
Her kripto uyuşmazlığı, kullanılan platform ve para akışının karmaşıklığına göre ayrı bir teknik ve hukuki çalışma ister. Zamanında atılacak adımlar için bu alanda deneyimli bir hukukçuya danışmanız uygun olur.