İçeriğe geç
AC

Kripto Dolandırıcılığında Paranın İzini Sürmek: Görevli Mahkeme ve Delil Zinciri

29 Mayıs 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 77 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Kripto varlık kaynaklı dolandırıcılık dosyalarında mağdurun en büyük kaybı çoğu zaman ilk günlerde yaşanır. Para bir borsa hesabından çıkıp zincir üzerinde birkaç cüzdana bölündüğünde, izleme teknik olarak mümkün olsa bile hukuken el koymaya yetişmek zorlaşır. 5411 ve 5549 sayılı kanunlar, SPK'nın kripto varlık hizmet sağlayıcılarına ilişkin düzenlemeleri ve TCK'nın 282. maddesindeki aklama suçu, bu takibin hukuki zeminini oluşturur.

Şikâyetten Önceki İlk Saatler

Transferin yapıldığı platforma yazılı bildirim, hesabın dondurulması talebi ve işlem referanslarının kayıt altına alınması, savcılığa gitmeden önce yapılabilecek işlerdir. Platformun yurt dışında olması bildirim yapılmasını gereksiz kılmaz; aksine, sonraki adli yazışmalarda bildirim tarihinin varlığı platformun sorumluluğu tartışmasında rol oynar.

Görevli Mahkeme Fiilin Nitelenmesine Bağlıdır

Basit dolandırıcılık ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenen nitelikli dolandırıcılık farklı görev kurallarına tabidir; nitelikli hâller ile aklama suçu ağır ceza mahkemesinin görev alanına girer. İddianamede fiilin hangi nitelikte tanımlandığı, dosyanın hangi mahkemede görüleceğini belirler. Bu nedenle şikâyet dilekçesinde olayın teknik akışının doğru anlatılması, hukuki nitelendirmeyi de doğrudan etkiler.

Yetki: Suçun İşlendiği Yer Tartışması

Zincir üzerindeki işlemlerde "suçun işlendiği yer" kavramı klasik dolandırıcılıktan farklı işler. Uygulamada mağdurun parayı gönderdiği yer, banka hesabının bulunduğu yer ve iletişimin kurulduğu yer birlikte değerlendirilir. Birden fazla mağdurun bulunduğu dosyalarda soruşturmaların birleştirilmesi hem yetki hem delil bütünlüğü açısından önem taşır; dağınık ilerleyen dosyalar aynı yapıyı ayrı ayrı incelemek zorunda kalır.

Paranın İzini Koruyan Kayıtlar

  • Gönderen ve alıcı cüzdan adresleri ile işlem kimlikleri
  • Fiat girişin yapıldığı banka hesabına ait dekont ve açıklama alanları
  • Platformla yapılan yazışmalar ve destek talebi numaraları
  • Yatırım vaadinin iletildiği mesajlaşma kayıtlarının kesintisiz hâli
  • Kâr gösteren ekranların, gerçek bakiye yerine arayüz görüntüsü olduğunu ortaya koyan karşılaştırmalar

MASAK ve Bankacılık Mevzuatının Rolü

5549 sayılı Kanun kapsamındaki şüpheli işlem bildirimleri ve yükümlü kuruluşların kimlik tespit ödevleri, dosyaya mağdurun kendi başına ulaşamayacağı bir bilgi katmanı ekler. 5411 sayılı Kanun kapsamındaki banka kayıtları ise fiat çıkış noktasını gösterir. Bu kayıtlara ulaşmak savcılık talebiyle mümkün olduğundan, şikâyet dilekçesinde hangi kurumdan hangi verinin istenmesi gerektiğinin açıkça talep edilmesi zaman kazandırır.

Yukarıdaki bilgiler genel çerçeve sunar; hiçbir dosya için sonuç taahhüdü içermez. Kripto kaynaklı dosyalarda teknik akış her olayda farklı olduğundan, kayıtlar tazeyken hukuki destek alınması sürecin en belirleyici adımıdır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla