İçeriğe geç
AC

MASAK Kaynaklı Hesap Blokesinde Banka İtirazı: Para Kaynağının İspatı ve Sulh–Dava Kararı

16 Haziran 2026 Finans Hukuku 2 dk okuma 86 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Hesabına erişimi kesilen kişinin ilk sorusu genellikle blokeyi kimin koyduğudur; oysa cevabı belirleyen soru, işlemin bankanın kendi risk politikasından mı, 5549 kapsamındaki bir tedbirden mi, yoksa bir soruşturma çerçevesinde verilen adli karardan mı kaynaklandığıdır. Bu üç durumun başvuru mercii, süresi ve ispat ihtiyacı birbirinden farklıdır. 5411 ve TCK 282 ekseninde yürüyen tartışmada yanlış mercie yapılan başvuru, yalnızca zaman değil savunma pozisyonu da kaybettirir.

Önce Blokenin Kaynağını Tespit Edin

Şubeden veya bankanın müşteri iletişim kanalından, işlemin dayanağının yazılı olarak talep edilmesi ilk adımdır. Elde edilecek yanıt, izlenecek yolu belirler:

  • Banka kaynaklı işlem: muhatap doğrudan bankadır; yazılı başvuru ve gerekiyorsa ilgili denetim merciine şikâyet yolu işletilir.
  • Adli merci kararı: muhatap soruşturmayı yürüten makamdır; itiraz, ilgili ceza usulü çerçevesinde ve süresinde yapılır.
  • Tedbir niteliğindeki işlem: hesabın tamamı mı yoksa belirli bir tutar mı etkilenmiştir, ayrımı yapılmalıdır.

Paranın Meşru Kaynağını Anlatan Dosya

Bu dosyalarda savunma, soyut iyi niyet beyanıyla değil, paranın giriş kapısını gösteren kayıt zinciriyle kurulur. Toplanması gereken belgeler tipik olarak şunlardır: ilgili döneme ait tüm hesap ekstreleri, gelirin kaynağını gösteren bordro veya serbest meslek makbuzları, satış varsa sözleşme ve tapu ya da noter kayıtları, kripto varlık işlemleri söz konusuysa platform işlem geçmişi ve cüzdan adresi bazında transfer dökümü. Kripto tarafında en sık düşülen hata, yalnızca platform ekranının sunulmasıdır; transferin karşı tarafını gösteren zincir kaydı olmadan tablo eksik kalır.

Farkında Olmadan Aracı Konumuna Düşmek

Uygulamada çok karşılaşılan senaryo, kişinin başkasının parasını kendi hesabından geçirmesi ve bu nedenle soruşturmanın süjesi hâline gelmesidir. Böyle bir durumda savunmanın merkezi, kişinin paranın kaynağını bilip bilmediği ve bilebilecek durumda olup olmadığıdır. Bu noktada ilişkinin başlangıcını gösteren mesajlaşma kayıtları, işin ticari gerekçesi ve alınan komisyon bulunup bulunmadığı belirleyici olur. Kayıtların seçilerek sunulması güven kaybı yarattığından, ilgili dönemin bütünüyle sunulması genellikle daha isabetlidir.

İade Görüşmesi mi, Yargı Yolu mu

Mağdur olduğunu belirten üçüncü kişilerle yapılan iade görüşmeleri, hesabı üzerinde tedbir bulunan kişi için hızlı bir çözüm gibi görünür. Ancak yapılan iade, bazı hâllerde iddiayı zımnen kabul olarak yorumlanabilir. Bu nedenle iade yapılacaksa, ödemenin hangi hukuki nitelendirmeyle yapıldığı yazılı olarak belirtilmelidir. Tutarın küçük, kaynağın belgeli ve ilişkinin izah edilebilir olduğu dosyalarda çözüm görüşmesi makul olabilirken; birden çok hesap ve tekrarlanan transferlerin bulunduğu dosyalarda savunmanın yargı önünde kurulması daha güvenlidir.

Not

Bu metin genel bilgilendirme içindir; işlemin dayanağı, tutar ve soruşturmanın aşaması izlenecek yolu değiştirir. Başvuru yapmadan önce dosyanın bir avukatla değerlendirilmesi, mercii ve süre hatalarını önler.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla