Hesap veya kripto varlık hareketlerinin durdurulması, çoğu zaman ilgilinin hiçbir bilgilendirme almadan öğrendiği bir sonuçtur. Bu aşamada belirleyici olan, paranın meşru kaynağını gösteren belgelerin derli toplu biçimde sunulmasıdır. Bu rehber, blokeye karşı yürütülecek süreçte delil paketleme yöntemine odaklanır.
Blokenin Kaynağını Ayırt Etmek
İlk adım, işlemin hangi mekanizmadan doğduğunu belirlemektir; çünkü izlenecek yol buna göre değişir:
- 5549 sayılı Kanun kapsamında işlemin geçici olarak askıya alınması
- Soruşturma kapsamında verilen elkoyma veya malvarlığına yönelik tedbir kararı
- 5411 sayılı Kanun çerçevesinde bankanın kendi risk politikası gereği uyguladığı kısıtlama
- Kripto varlık hizmet sağlayıcısının SPK düzenlemeleri kapsamındaki iç kontrol uygulaması
Banka şubesi çoğu zaman ayrıntı veremez; bu nedenle kısıtlamanın dayanağı yazılı olarak talep edilmeli, alınan yanıt dosyaya konulmalıdır.
Paranın Hikâyesini Belgeyle Anlatmak
Savunmanın çekirdeği, hesaba giren her kalemin nereden geldiğini kesintisiz biçimde göstermektir. Delil paketi şu sırayla hazırlanır:
- Kronolojik akış tablosu: tarih, tutar, karşı taraf, dayanak belge.
- Her satır için dayanak: sözleşme, fatura, tapu veya araç satış belgesi, maaş bordrosu, veraset belgesi.
- Kripto işlemlerinde borsa hesap dökümü, işlem kimlikleri ve cüzdan adresleri.
- Karşı tarafla yapılan yazışmaların bütünlüklü çıktısı.
Belgelerin dağınık sunulması, dosyayı inceleyen makamın kaynağı takip edememesine yol açar. Tablo ve ek numaralandırması bu riski azaltır.
İtirazın Yöneltileceği Merci ve Zamanlama
Soruşturma kapsamında verilen tedbir kararlarına karşı itiraz, kararı veren makamın niteliğine göre sulh ceza hâkimliğine yapılır. Süreler kısadır ve kararın öğrenildiği an belirleyicidir. Askıya alma niteliğindeki uygulamalarda ise idari sürecin işleyişi ile ceza soruşturmasının seyri ayrı ayrı takip edilmelidir. Dilekçede yalnızca mağduriyet anlatılmamalı, hangi belgenin hangi işlemi açıkladığı somut olarak gösterilmelidir.
Aklama İddiasına Karşı Savunma Hattı
TCK 282 kapsamındaki aklama iddiası, öncül bir suçtan elde edilen değerin varlığını gerektirir. Savunmada bu bağlantının kurulup kurulamadığı, ilgilinin işlemleri hangi bilgiyle yaptığı ve olağan ticari akışın niteliği ayrıca ele alınmalıdır. İyiniyetli üçüncü kişi konumunun belgelerle desteklenmesi bu aşamada belirleyici olur.
Bloke süreçleri hem idari hem cezai boyutu birlikte içerdiğinden, yapılacak her başvurunun diğer süreci nasıl etkileyeceği önceden değerlendirilmelidir. Somut dosyanız için hukuki destek almanız önerilir.